outliersTabi ki hayır. Okumuş olamaz, çünkü Şubat 2007’de bize veda etti. Ama her tecrübeli, bilgili insan gibi aynı şeyleri hissetmiş olmalı ki çocuklarına hep şu atasözünü söylerdi; “Zahterden messez olmaz”. Hatırlayanlar olacaktır bu konuda “Zahter, Messez ve Hırslar … ” diye bir yazı yayımlamıştım 9 Eylül 2008 tarihinde. Kısaca açıklamak gerekirse “zahter” Hatay yöresinde “kekik” bitkisine verilen isimdir. “Messez” ise af buyurun büyük baş hayvanları yönlendirmek için kullanılan uzun sağlam sopadır. Kekik gibi zayıf küçük bir bitkinin büyük bir ağaç dalı kadar sağlam olamayacağını herkes anlamıştır. Peki ama babam neden bunu çokça söylemiştir. İşte ben bunu 35 yaşında Malcolm Gladwell’İn kitabını okuyarak daha iyi anlamış durumdayım. Nasıl mı, gelin bakalım.

Babam çok geniş, nüfuz sahibi, zengin bir sülaleden gelmediğinin farkındaydı. Sadece iki nesil öncesinden dedesi “Kadir pehlivan” diye hakkında kahramanlık hikayeleri anlatılan kişinin bir zamanlar Suriye’de Osmanlı paşasının sarayında baş pehlivan olduğunu biliyordu. Ama bu hikayenin para getirmediği belli idi. Neyse köyünden şehre kaçtı, çalıştı çabaladı ve dört çocuğunu büyüttü. Kendisi ancak ilk okulu bitirebilmişti. Halbuki çok zeki idi ve okumayı çok istiyordu. O nedenle bana neredeyse gazete reklamlarını bile okuttururdu. Ki okumam gelişsin, daha çok bilgi sahibi olayım diye.

Kısıtlar belli idi ve O bunu çok iyi biliyordu. Ve Outliers’ta anlatılan şeyleri bir atasözü ile anlatıyordu. “Zahterden messez olmaz.” Yani herkes nerden geldiğini, ne çapta olduğunu, imkanlarını, kısıtlarını çok iyi bilmeli. Belki de genetiği etkileyecek çabalar içine girerek değişimi bir disiplin haline getirmeli. Ki gelecek nesiller “zahter” olmaktan çıksın. Outliers’ta anlatılan Güney Koreli pilotlar ya da New York’ta bulunan KIPP Academy adlı devlete ait pilot okullarda okuyan ve her sabah saat 05:30’da uyanmak zorunda olan çocuklar gibi.
» yazının devamı