<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MarkaSizsiniz &#187; koçluk</title>
	<atom:link href="http://www.markasizsiniz.com/etiket/kocluk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.markasizsiniz.com</link>
	<description>Just another WordPress weblog</description>
	<lastBuildDate>Tue, 20 Jul 2010 03:12:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Bir süredir blogunuza yazmıyorsunuz sanki, hersey yolundadır umarım?</title>
		<link>http://www.markasizsiniz.com/2009/03/bir-suredir-blogunuza-yazmiyorsunuz-sanki-hersey-yolundadir-umarim/</link>
		<comments>http://www.markasizsiniz.com/2009/03/bir-suredir-blogunuza-yazmiyorsunuz-sanki-hersey-yolundadir-umarim/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2009 08:50:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Esenli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[blog yazmak]]></category>
		<category><![CDATA[danışman]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Marka]]></category>
		<category><![CDATA[koçluk]]></category>
		<category><![CDATA[Marka Sizsniz]]></category>
		<category><![CDATA[muratesenli.com]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.markasizsiniz.com/?p=602</guid>
		<description><![CDATA[Marka Sizsiniz son durum yazısı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Haftaya başlarken Marka Sizsiniz’i takip eden bir arkadaştan böyle mesaj almak ne güzel. Aslında yazmayalı daha bir hafta oldu fakat o kadar çok yazıyorum ki, neredeyse her gün yazı beklenir oldu. 4 aylık süre içerisinde 136 post oldu sanırım. Üretmek ve paylaşmak ile ilgili bir sorun yok. Yazmak için sırada bekleyen o kadar çok konu var ki. Hatta o kada çok yazılmış düzenlenmeyi bekleyen yazılar var ki. Ama bildiğiniz gibi sebepler, bahaneler, zorluklar dünyasında yaşıyoruz. Bu nazik mesajdan yola çıkarak Marka Sizsiniz’in son durum raporunu siz değerli okuyucularıma iletmek istedim.<span id="more-602"></span></p>
<p>Bir firmada yönetici olarak yoğun bir şekilde devam eden mesaim var aslında. İki, üç yılda kat kat büyüyen, binlerce ürün satan bir firmanın Lojistik-Depo süreçlerini yönetmeye çalışıyorum. Yazılarımın bir çoğu da bu yoğunluk arasında yazılmıştır. İş hayatında daha çok insan ve ilişkilerini gözlemleme fırsatım oluyor. Kendi eksiklerimi de daha çok fark ediyorum. Evimde sosyal medyaya ya da blog güncellemeye ayırabildiğim zaman kısıtlı oluyor doğal olarak. Herkesin kendine göre zor bir durumu vardır eminim. Karşılığında maddi kazancın hemen hiç olmadığı çabalar, katkılar, paylaşımlardır blog yazarlarının yaptığı. Tabi ki ileriye yönelik hedefler de bulunmakta ama ne zaman olur bilmem.</p>
<p>Bir rüya görmüştüm “yazmak” ile ilgili. Konuyu da &#8220;kişisel markalaşma&#8221; olarak seçtim ve yola çıktım. Yazmaktan sıkılmadım ama hedef kitle bildiğiniz gibi farklılıklar istiyor. Videolar, sesli yayınlar, röportajlar, küçük eğitimler, yaşamdan bir şeyler istiyor okuyucular. Bu içerik farklılaştırması üzerine neler yapabilirim ona bakıyorum bugünlerde.</p>
<p>Konuyu dağıtmak istemiyorum ama kişisel markalaşma deyince aslında insana, yaşama dair ne varsa hepsini kapsıyor. En başta düşündüğüm “herkes kendine göre marka insanlarını anlatsın” konsepti üzerine ağırlık veremedim. Yalnızca bazı çok bilinen örnek diyebileceğimiz kişileri bu alana ekleyebildim. Bu konsepti de geliştirmeyi düşünüyorum fırsat buldukça.</p>
<p>Eğitim vermemi, danışmanlık – koçluk yapmamı isteyenler var. Ben de isterim tabi ki ama maaşımı bu işlerden almıyorum ki. Ve iki mesai şeklinde yaşamımı bölersem başıma neler geleceğini biliyorum daha önceki &#8220;reklamcılık&#8221; girişimimden. Belli bir noktaya gelene kadar, kendimi hazır hissedene kadar böyle bir girişim başlatmak istemiyorum. Çünkü başlangıçlar büyük hırslar doğuruyor bende ve hırslar da cahil cesaretini getirebiliyor. Sadece ben değil, herkes bu konuda dikkatli olmalı. Yanlış anlaşılmsın lütfen, kendimi geliştirme adına eğitim şirketlerinden gelen teklifleri de değerlendiriyorum. Hatta yakında demo çalışmalarımız olacak bir firma ile. Kişisel markalaşma konusunda iş yaşamından çok fazla talep geldiğini ilettiler.</p>
<p>Yurt dışından iletişimde bulunduğum kişiler beni ve anlattığım şeyleri dil açısından anlayamadığı için <a href="http://www.muratesenli.com">http://www.muratesenli.com</a> sayfamı açtım ama sadece İngilizce. Burada da hem sosyal  medya hem de kişisel markalaşma ile ilgili yazılar olacak. Aslında bir çoğu da Marka Sizsiniz’deki yazıların çevirisi gibi olacak. Tek farkı kişisel anlamda da kendimi anlatmak istiyorum bu sayfalarda.</p>
<p>İlk girişimini batıran biri olarak devam eden öyle hedeflerim var ki şaşırırsınız. Örneğin dünyada hiç kimsenin telaffuz etmediği <strong>“personal branding process management” </strong>web-mobil aplikayonunu geliştirmek istiyorum. Ama sosyal medya entegrasyonu ile. Ve şu anda not tutma ihtiyacından, network takibine varana kadar kullanmak zorunda olduğumuz uygulamalarda çok fazla eksiklik görüyorum. Belki bir gün bu fikirleri girişime ve kazanca dönüştürme fırsatını bulabilirim. Ama asla “tek başıma” ve “parasız” şekilde değil. Daha yere basan adımlarla olmalı.</p>
<p>Sonuç;</p>
<p>Yazmayı, paylaşmayı, insanlara faydalı bir şeyler sunmayı çok sevdim. Ve devam ediyorum fırsat buldukça. Marka Sizsiniz’e artık her gün 100’e  yakın ziyaretçi geliyor ve yorumlar da artıyor. Bir hafta kadar yazmayınca merak eden takipçilerim  arttıkça sanırım daha güzel şeyler olacak.</p>
<p>Sevgilerimle.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.markasizsiniz.com/2009/03/bir-suredir-blogunuza-yazmiyorsunuz-sanki-hersey-yolundadir-umarim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nurhayat İnan&#8217;dan hayat dolu 20 öneri !</title>
		<link>http://www.markasizsiniz.com/2008/10/nurhayat-inandan-hayat-dolu-20-oneri/</link>
		<comments>http://www.markasizsiniz.com/2008/10/nurhayat-inandan-hayat-dolu-20-oneri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Oct 2008 06:30:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Esenli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[erteleme]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[koçluk]]></category>
		<category><![CDATA[Nurhayat İnan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://localhost/tema/?p=1033</guid>
		<description><![CDATA[- Bütün olumsuz tecrübeleri unutun. Çözüme odaklanın. - Kendinizle iyi iletişim kurun.- Ertelemeyin. - Kesin olarak istediğiniz şeyin ne olduğunu düşünün. - Dost sohbetlerinde başarılarınızdan söz edin. - Her ne istiyorsanız, onu olmuş gibi hayal edin. - Enerjinizi çoğaltın; enerji kaçaklarından kurtulup yeni enerji desteklerine başvurun. - Fazla eşya başarıyı kendinize çekme yeteneğini azaltır.Doğa boşluklardan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: verdana;">- Bütün olumsuz tecrübeleri unutun. Çözüme odaklanın.</span><br />
<span style="font-family: verdana;"><br />
- Kendinizle iyi iletişim kurun.- Ertelemeyin.</p>
<p>- Kesin olarak istediğiniz şeyin ne olduğunu düşünün.</p>
<p>- Dost sohbetlerinde başarılarınızdan söz edin.</p>
<p>- Her ne istiyorsanız, onu olmuş gibi hayal edin.</p>
<p>- Enerjinizi çoğaltın; enerji kaçaklarından kurtulup yeni enerji desteklerine başvurun.</p>
<p>- Fazla eşya başarıyı kendinize çekme yeteneğini azaltır.Doğa boşluklardan nefret eder, yani hayatınızda yeni bir şey istiyorsanız, onun için yer açmalısınız.</p>
<p>- Para sizin için çalışmalıyken niçin siz para için çalışasınız.</p>
<p>- Yaşamınızda denge ve denetim kurun. Zaman yaratmanın sırlarını öğrenin.</p>
<p>- Gerçekten önemli olana odaklanıp, farkına varmadan yaşamınızı tüketen zaman kayıplarını yok edin.</p>
<p>- Destek ağı oluşturun.</p>
<p>- Evet ya da Hayır’lara dikkat edin. Sınırlarınız belli olsun.</p>
<p>- Geleceğinizi planlayın</p>
<p>- Dil kodlamalarına dikkat edin.</p>
<p>- Yaşamınızda ne eksikse ona kanalize olun.</p>
<p>- Doğru sorular sorun</p>
<p>- Derin dinlemeyi öğrenin.</p>
<p>- Kendinizle gerçekten ilgilenin, Gereksiz stresten nasıl kurtulacağınızı, tükenmişliği nasıl uzaklaştıracağınızı ve kendinizi lüksle nasıl kuşatacağınızı öğrenin.</p>
<p>-Yaşamınızı mümkün olduğunca sadeleştirin ve zaman zaman sağlamasını yapın<br />
Küçük molalar verin.</p>
<p>YAŞAM KOÇLUĞU, HAREKETE GEÇMEYE İSTEKLİ OLAN HERKESTE İŞE YARAR. ELBETTE YAPMANIZ GEREKEN BİR GÖREV VARDIR AMA BU GÖREV AMAÇLARINIZA ULAŞMAK İÇİN MÜCADELE ETMEYE ODAKLANMAK DEĞİLDİR. TERSİNE, ŞU ANDA OLABİLECEĞİNİZ EN İYİ İNSAN OLMAYA ODAKLANACAKSINIZ. KENDİ HAYATINIZ ÜZERİNDE ÇALIŞMAK, YAPABİLECEĞİNİZ EN DOYURUCU ŞEYDİR. İSTEDİĞİNİZ ŞEYİ KENDİNİZE ÇEKMEYİ DENEYİMLEDİĞİNİZDE, BAŞARIYA ULAŞMAK İÇİN KULLANMIŞ OLDUĞUNUZ ESKİ YÖNTEMLERE DE ASLA GERİ DÖNMEK İSTEMEYECEKSİNİZ.</p>
<p><span style="font-family:verdana;"><span style="font-size: 85%; color: #cc0000;">Nurhayat İnan </span><br />
<span style="font-size: 85%; color: #cc0000;">H.Y.T. KOÇLUK&amp;EĞİTİM&amp;DANIŞMANLIK </span><br />
<a href="http://www.hayatkoc.com/"><span style="font-size:85%;">www.hayatkoc.com</span></a></p>
<p></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.markasizsiniz.com/2008/10/nurhayat-inandan-hayat-dolu-20-oneri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Girişimciler, önce kişisel markanızı keşfedin!</title>
		<link>http://www.markasizsiniz.com/2008/10/girisimciler-once-kisisel-markanizi-kesfedin/</link>
		<comments>http://www.markasizsiniz.com/2008/10/girisimciler-once-kisisel-markanizi-kesfedin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Oct 2008 10:24:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Esenli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[Asla Yalnız Yeme]]></category>
		<category><![CDATA[finansal planlama]]></category>
		<category><![CDATA[Girişim]]></category>
		<category><![CDATA[girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[koçluk]]></category>
		<category><![CDATA[liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[Siz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://localhost/tema/?p=1031</guid>
		<description><![CDATA[“Nedenlerini, niçinlerini tartışmanın pek de bir anlamı yok. İflah olunmaz bir hastalık gibi ama yapan için büyük bir tatmin duygusu barındıyor.” Siz de bu cümleye katılıyorsanız girişimcisiniz demektir. Tamam “girişimcisiniz” ama en nihayetinde etten kemikten bir insansınız. İster zengin olun, ister milyonlarca dolar yatırım bulmuş olun, isterse bilmem kaç kişilik ekibiniz olsun. En başta kendinize [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span style="font-family: verdana;"><strong><span style="color: #3366ff;">“Nedenlerini, niçinlerini tartışmanın pek de bir anlamı yok. İflah olunmaz bir hastalık gibi ama yapan için büyük bir tatmin duygusu barındıyor.”</span></strong> </span></div>
<div></div>
<div><span style="font-family: verdana;">Siz de bu cümleye katılıyorsanız girişimcisiniz demektir. Tamam <span style="color: #3366ff;"><strong>“girişimcisiniz”</strong></span> ama en nihayetinde etten kemikten bir insansınız. İster zengin olun, ister milyonlarca dolar yatırım bulmuş olun, isterse bilmem kaç kişilik ekibiniz olsun. En başta kendinize sormanız gereken soru şudur; <span style="color: #3366ff;"><strong>“kişisel marka duruşum nasıl?” </strong></span></span><span style="font-family: verdana;">Bu soruyu kendinize sormayı akıl edebildiniz ise ve süreklilik arz ediyorsa başarılı olma ihtimaliniz de yüksektir. Neden mi, bakalım.</span></div>
<div>Girişimciler genelde hırslı insanlardır, hırs da doğru yönlendirilemiyor, kontrol altına alınamıyorsa külliyen zarar getirir. Özellikle bizim gibi Akdeniz mizaclı insanlar bu hırsın üzerine bir de acelecilik eklerler. Gerisini siz düşünün. Buraya hepsini yazamayacağım bu gibi alışkanlıklar nedeni ile ilk girişimler genelde acı-tatlı bir hatıra olmaktan öteye gidemez. İşte tam bu noktada gözden kaçan şey yaşamın ta kendisi yani <span style="color: #cc0000;"><strong>“kendimiz”</strong></span> olur. Genel durumu özetleyerek devam edelim;</div>
<div><strong>-</strong> Yaş 25-40 arası değişebilir (küçük ya da büyük olanlar alınmasın lütfen)</div>
<div><strong>-</strong> % 95′i aslında bir yerlerde kariyerine devam etmek zorundadır.</div>
<div><strong>-</strong> Aslında 6 ay kadar dahi cepten yiyebilecek durumu yoktur bir çoğunun.</div>
<div><strong>-</strong> Hevesimiz, fikrimiz vardır ama birileri tarafından sorgulanmış bir iş planı dahi yoktur.</div>
<div><strong>-</strong> Daha önce yaşanmış bir tecrübe de yok denecek kadar azdır.</div>
<div>Bu liste devam edebilir fakat şimdilik yeter. Bu durumdaki girişimci arkadaşım kendine şu soruları sürekli sorarak kişisel markalaşma planı yapabilmiş midir acaba! İşte sorular;</div>
<div><strong>-</strong> En önemli soru; şu anda bu girişimi yapmak zorunda mıyım? Yoksa 20′li yaşlardaki garaj hikayeleri mi beni zorlamaktadır !</div>
<div><strong>-</strong> Yapacağım girişim konusunda yeterince bilgi sahibi miyim? Değil isem bilgisi olanları yönetebilecek kadar tecrübem, kapasitem var mı? Damarlarımdaki kanda yüzde kaç koçluk, liderlik oranı mevcuttur?</div>
<div><strong>-</strong> Hayallerim, yaşamımdaki gerçek hedeflerim midir ve bu hedeflerim bir yerlerde yazılı mıdır? Ve bu hedeflerim hakkında kaç kişi beni gerçek anlamda eleştirmiştir?</div>
<div><strong>-</strong> Hayatımda okuduğum kitap, tanıştığım insan, gezdiğim farklı yer sayısı ne kadardır? Buna göre entellektüel iletişim kapasitem nedir?</div>
<div><strong>- </strong>İletişim kurma yeteneğim nedir? <span style="color: #3366ff;"><strong>“Asla Yalnız Yeme”</strong></span> adlı kitabın adını duymuş muyumdur? Duydum ise okudum mu, okudum ise, kendime kaç puan vermişimdir?</div>
<div><strong>-</strong> 10-15 yıllık iş tecrübem var ise şu ana kadar kendime nasıl bir sosyal network kurabilmişimdir?</div>
<div><strong>-</strong> Dostluk, arkadaşlık adına örneğin işsiz ya da parasız kalsam benim için çırpınacak insan sayısı kaç kişidir?</div>
<div><strong>-</strong> İnternet dünyasında sosyal medya uıygulamalarındaki yerim nedir? Kendimi ne kadar ifade etmişimdir?</div>
<div><strong>-</strong> Konuşma, yazma, vücut dili yeteneklerim ne durumdadır?</div>
<div><strong>-</strong> Kendimi bir iki cümle ile <strong><span style="color: #cc0000;">“elevator speech”</span></strong> şeklinde anlatabilir miyim?</div>
<div><strong>-</strong> Sadece yaratıcı fikirlerime mi güvenirim, yoksa uygulama kısmında hızlı ve tecrübeli miyim?</div>
<div><strong>-</strong> Özel yaşamımda finansal olarak bugüne kadar kaç kez battım? Örneğin kredi kartlarından. Şu andaki finansal planlamam nedir?</div>
<div>Son madde olarak kısaca, adım bir yerde geçtiğinde başkalarının zihninden geçen nedir?</div>
<p><span style="font-family: verdana;"><span style="font-family:verdana;"></p>
<div>Bu liste uzayıp gider. Büyük kısmına da olumsuz cevaplar verileceği de bir gerçektir. Lütfen yanlış anlaşılmasın <strong><span style="color: #3366ff;">“her şey dört dörtlük olursa girişimcilik güzeldir”</span></strong> demek istemiyorum. Ama kervanın yolda düzelemeyeceği durumlara düşmemek için bunların hepsini sorgulamak gerekir.</div>
<p></span></span></p>
<div><strong><span style="color: #cc0000;">1-</span></strong> Girişiminiz adına kişisel katkı sağlayabileceğiniz güçlü yanlarınızı ortaya koyun. Topluluk önünde konuşmaktan, çözüm üretmekten, güzel yazılar yazabilme yeteneğinize kadar. Sizin dahi bilmediğiniz güçlü yanlarınızı fark edeceksiniz ve daha da geliştireceksiniz.</div>
<div><strong><span style="color: #cc0000;">2-</span></strong> Köşenize, kabuğunuza kapanmayın. Çıkın sahneye ve anlatın hem kendinizi, hem de girişiminizi. Sosyal medya siteleri yeter, artar bile.</div>
<div><strong><span style="color: #cc0000;">3-</span></strong> Özel yaşamınızda ve aile ilişkisindeki dinamikleri atlamayın. Zamanınızı, enerjinizi tamamen projenize harcarsanız psikolojiniz ne hale gelir bilmem. Ve arkasından başarısızlık.</div>
<div><strong><span style="color: #cc0000;">4-</span></strong> Açık olun, kendinizi mütevazi bir şekilde daha çok anlatın, tanıtın. Doğru bilgi vermek önemli.</div>
<div><strong><span style="color: #cc0000;">5-</span></strong> Danışın, sürekli danışın, sorun ve araştırın.</div>
<div><strong><span style="color: #cc0000;">6-</span></strong> Her şeyin sizin etrafınızda döneceğini düşünmeyin. Aksine sürekli bir şeylerin etrafında döneceksiniz. Kendinizle yüzleştiğinizde bir çok adımınızın gereksiz olduğunu göreceksiniz. Sizi oyalayacak yer, kişi ve olayları takip etmekten vazgeçin.</div>
<div><strong><span style="color: #cc0000;">7-</span></strong> Gemileri yakmayı unutun. Öyle bir duruş sergileyin ki, başka kişiler, başka firmalar sizin için gemileri yakmaya hazır olsun.</div>
<div><strong><span style="color: #cc0000;">8-</span></strong> Ticari fırsatları gözlemleyin, hava atacağınız ortamları değil.</div>
<div><span style="color: #cc0000;"><strong>9-</strong></span> Kimseye çaktırmadan en kötü sonuca hazırlıklı olun, kriz yönetim planınıız yedekte dursun.</div>
<div><strong><span style="color: #cc0000;">10-</span></strong> Hiç<br />
bir şeyin sizden, yaşamınızdan daha değerli olduğunu unutmayın. En önemli proje sizsiniz aslında. İlk pazarlama planınızı kendiniz için yapın.</div>
<div>Sürekli ve tekrar, tekrar okumak gerek. Özellikle girişmcilerin, yöneticilerin yaşamdaki duruşlarını, düşünme ve karar verme yöntemlerini incelemek gerek. <span style="color: #3366ff;"><strong>“Ben yaptım oldu, para zoruyla da olsa bu girişim olacak” </strong></span>dememek gerek. İnternet dünyasında, bu konu hakkında o kadar çok yazı var ki artık. Okuyun, not alın, ve siz de yazın hem başarılarınızı, hem de hatalarınızı.<br />
Unutmayın, “marka sizsiniz…!”</div>
<div><strong><span style="font-size: 85%; color: #cc0000;">*** Bu yazı </span></strong><a href="http://www.webgirisim.com/"><strong><span style="font-size: 85%; color: #cc0000;">http://www.webgirisim.com</span></strong></a><strong><span style="font-size: 85%; color: #cc0000;"> adresinde de yayınlanmıştır.</span></strong></div>
<p><span style="font-family: verdana;"><span style="font-family:verdana;"></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.markasizsiniz.com/2008/10/girisimciler-once-kisisel-markanizi-kesfedin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaşamınızın en iyi versiyonu</title>
		<link>http://www.markasizsiniz.com/2008/08/yasaminizin-en-iyi-versiyonu/</link>
		<comments>http://www.markasizsiniz.com/2008/08/yasaminizin-en-iyi-versiyonu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Aug 2008 19:18:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Esenli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[amaç]]></category>
		<category><![CDATA[koçluk]]></category>
		<category><![CDATA[Nurhayat İnan]]></category>
		<category><![CDATA[özel yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[sorular]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://localhost/tema/?p=1019</guid>
		<description><![CDATA[Dünyaya geliş amacınızı hiç düşündünüz mü? Diyelim ki, hayattaki nefes alma süreniz doldu ve öbür dünyaya gittiniz. Sizi bu dünyada çok büyük işler başarmış birisi karşıladı. Örneğin; Atatürk, Edison, Newton, Nobel, Galile, Einstein veya Mimar Sinan… Size ne söylemesini isterdiniz? Lütfen bir an için okumayı bırakın, gözlerinizi kapatın ve durumu hayal edin. Size ne denmesini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div><span style="font-family: verdana;">Dünyaya geliş amacınızı hiç düşündünüz mü? </span></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div><span style="font-family: verdana;">Diyelim ki, hayattaki nefes alma süreniz doldu ve öbür dünyaya gittiniz. Sizi bu dünyada çok büyük işler başarmış birisi karşıladı. Örneğin; Atatürk, Edison, Newton, Nobel, Galile, Einstein veya Mimar Sinan… Size ne söylemesini isterdiniz? Lütfen bir an için okumayı bırakın, gözlerinizi kapatın ve durumu hayal edin. Size ne denmesini isterdiniz? </span></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div><span style="font-family: verdana;">Eminim bir cevabınız vardır. Cevap her ne olursa olsun, önemli olan var olması. Eğer cevabınız yoksa bunu hemen düşünmeye başlasınız iyi edersiniz, derim. Burada en ideal cevap, <span style="color: #3366ff;"><strong>“Aferin evlat, iyi iş başardın”</strong></span> olurdu. </span></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div><span style="font-family: verdana;"><span style="color: #cc0000;">Yaşam, sadece doğumlu ölüm arasındaki çizgiden ibaret değildir. Önemli olan bu iki nokta arasındaki noktaların sayısı ve nitelikleridir.</span> Bunun üzerinde düşünmeniz, ne yaptığınızı, ne yapacağınızı tekrar gözden geçirmeniz gerekir. Tekrar diyorum; çünkü dünya durağan değil, çünkü hayat sürekli değişmekte ve gelişmekte, çağdaş yaşam bizleri sürekli olarak bir yerlere doğru sürüklemekte ve dolayısıyla bizler de bununla uyum içinde, hemen her gün değişmekteyiz. Bu değişim içinde önemli olan en iyiyi, en güzeli, en doğruyu, en zekice olanı, en keyif vereni; hayat geminizin dümenini çağdaş yaşamın delice esen rüzgârlarına bırakmadan yaşamaktır. Yani yaşamınızın dümenine geçip en iyi versiyonuna ulaşmak hepimizin hakkı. </span></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div><span style="font-family: verdana;">Peki, bunu nasıl yapacağız? Kendi kendimize bunu nasıl yapabiliriz? Bunun bir yolu, yöntemi var mıdır? Elbette vardır? Hem de çok basit deyip,size kısa bir formül vermemi beklemeyin. Çünkü bu potansiyel herkesin kendi içinde zaten var. Bunun cevabı ne bende, ne de bir başkasında olamaz. Sadece sizde. </span></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div><span style="font-family: verdana;">Şimdiye kadar ki tüm yanılgımız yanıtların yaşamımızı değiştireceğini sanmamızdandır. Oysa önemli olan sorulardır. Doğru sorular, sihirli sorular, bizi ileriye taşıyan, çözüme odaklı sorular. Yani bir nevi kendi kendinize koçluk yapmanız, doğru sorular sormanız, iyi seçimler yapmanız, kendinizi tanımanız, ne istediğinizi hem de gerçekten neyi istediğinizi bulmanız, sizi engelleyen noktaların ne olduğunu tespit etmeniz, bunlar üzerine odaklanıp, yeni yeni şeyler denemeniz, kendinizi sürekli kontrol etmeniz… </span></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div><span style="font-family: verdana;">Takılıp kalmak, işin içinden çıkamamak, neden-niçin sorularıyla boğuşmak, çünkü cevabına ulaşamamak, sürekli didinip yorulmak ve sonunda pes etmek bu yüzdendir. Hep bunlar kendi kendinize doğru sorular soramadığınız için olur. </span></div>
<div></div>
<div><span style="font-family: verdana;">Bu işi profesyonelce yapan hayat koçları sizlerin yaşam amaçlarınızı bulmanıza, vizyonunuzu belirlemenize, hayatınızın tüm yaşam alanlarında (iş, para, kariyer, aşk hayatı vs.) arzuladığınız gibi bir hayata kavuşmanızda size yol arkadaşlığı yaparken asla sorularınıza cevap vermezler. Ama büyülü soruları ile sizin içinizdeki cevheri çıkarmanıza yardımcı olurlar. Ayrıca hayat koçları kişilere sadece profesyonel olarak yardım etmekle kalmaz, kişinin kendisine koçluk yapması için nasıl bir yol izlemesi gerektiğini de öğretirler. Bir kez koçluk hizmeti alan kişi, artık kendisine ne sorular soracağını bilir, yaşamının nasıl en iyi versiyonuna ulaşacağını, bunu nasıl devam ettirebileceğini de… </span></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div><span style="font-family: verdana;">Kendi kendinize doğru sorular sorabildiğiniz oranda ilerlersiniz, farkına varırsınız, vizyonunuzu belirlersiniz, kısaca yaşamınızı daha kaliteli hale getirebilir, hatta bir marka olursunuz.</span></div>
<div><span style="font-size: 85%; color: #cc0000; font-family: verdana;"><strong>NURHAYAT İNAN </strong></span></div>
<div><span style="font-size: 85%; color: #cc0000; font-family: verdana;"><strong>YAŞAM KOÇU </strong></span></div>
<div><a href="mailto:hayatkoc@gmail.com"><span style="font-size: 85%; color: #cc0000; font-family: verdana;"><strong>hayatkoc@gmail.com</strong></span></a></div>
<div><span style="color: #3366ff;"><strong>***</strong> <span style="font-size: 85%; color: #000000; font-family: verdana;">Sevgili Nurhayat İnan&#8217;a bu değerli yazı için teşekkür ediyorum. Faydalı olabilmesi dileği ile. M.E.</span></span></div>
<div></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.markasizsiniz.com/2008/08/yasaminizin-en-iyi-versiyonu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ISRARLA &#8230;</title>
		<link>http://www.markasizsiniz.com/2008/07/israrla/</link>
		<comments>http://www.markasizsiniz.com/2008/07/israrla/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Jul 2008 14:35:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Esenli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[etiket]]></category>
		<category><![CDATA[insan sarrafı]]></category>
		<category><![CDATA[ısrar]]></category>
		<category><![CDATA[koçluk]]></category>
		<category><![CDATA[tekrar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://localhost/tema/?p=1003</guid>
		<description><![CDATA[Kulağıma gelen bir bilgi. Ne kadar doğru bilemiyorum. İnsan fizyolojisi,biyolojisi &#8220;21 gün&#8221; aynı şeyleri yaparsa otomatik alışkanlık halini alıyormuş. Aynı saatte uyuma, uyanma, yemek saati, v.s. Bunu diyet yapan bir arkadaştan duydum. Yani ”ısrar” ın ”tekrar” ın gücü. Hani halk dilinde derler ya birine 40 gün boyunca ”deli” desen, olur diye. Sözün gelişi ama işin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://bp3.blogger.com/_6Bb_Oe0OclU/SHYnLByDLVI/AAAAAAAAADY/_YrLWtDfIoQ/s1600-h/LC-Persistence.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5221403888393071954" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" src="http://bp3.blogger.com/_6Bb_Oe0OclU/SHYnLByDLVI/AAAAAAAAADY/_YrLWtDfIoQ/s320/LC-Persistence.jpg" border="0" alt="" /></a><span style="font-family: verdana;">Kulağıma gelen bir bilgi. Ne kadar doğru bilemiyorum. İnsan fizyolojisi,biyolojisi <span style="color: #3366ff;"><strong>&#8220;21 gün&#8221;</strong></span> aynı şeyleri yaparsa otomatik alışkanlık halini alıyormuş. Aynı saatte uyuma, uyanma, yemek saati, v.s. Bunu diyet yapan bir arkadaştan duydum. Yani <span style="color: #3366ff;"><strong>”ısrar”</strong></span> ın <strong><span style="color: #3366ff;">”tekrar”</span></strong> ın gücü. Hani halk dilinde derler ya birine 40 gün boyunca ”deli” desen, olur diye. Sözün gelişi ama işin gereçeği de kişisel marklaşma uygulamaları açısından bu şekilde.Israrla aynı duruşu sergilemek, aynı güçlü yanları ortaya koymak, ısrarla sahnede olmak, bıkmadan tekrar etmek. En başta bu durumu kendimize kabullendirmek ve bir karakter haline getirmek. İnsan bir yandan çok zor, bir yandan da çok kolay alışan bir varlık. Algıyı değiştirmek de böyle bir şey. Önce kendimize, sonra olaylara bakış açımızdaki algı yanlışlığı bu şekilde düzeltilebiliyor.</p>
<p>Tabi ki aynı yanlışları sürekli yapmak da markanızı ne hale getirir bir düşünün. Bazen haksızlığa uğradığınızı düşünerek <strong><span style="color: #3366ff;">“ama ben böyle bir insan değilim ki“</span></strong> diyebilirsiniz. İletişimde verdiğimiz mesajın nasıl algılandığına göre bize değer biçilir. Kimse müneccim değildir ki sizin kalbinizden, içinizden geçenleri anlasın. Her gün yaptığımız aynı şeyleri yazalım, bence çok iyi anlarız durumu.</p>
<p>Kişisel markalaşma stratejilerinizi uygularken en iyi yöntem<span style="color: #3366ff;"><strong> &#8220;az&#8221;</strong></span> ile başlamaktır. Her gün 10 dakika kitap okumaktan, networkünüzden en az bir kişi ile her gün telefon görüşmesine kadar. Osmanlı padişahlarından birinin ajandası varmış. Her ülkenin sultanının, prensinin tahta çıkış tarihinden, özel bayramlarına, o kişilerin hobilerine varana kadar not alırmış. Ve o tarihlerde, o kişiye en sevdiği hediyelerden göndererek iletişimi az dahi olsa sürdürürmüş. Diplomatik bir alışkanlık belki ama incelersek görürüz ki; devletlerin de, şirketlerin de, kişilerin de marka olma konusunda yaptıkları, özellikle de yanlış adımları hep aynıdır. Çünkü bu alanların hepsindeki en başta gelen aktör <strong><span style="color: #3366ff;">“insan“</span></strong> dır.</p>
<p>Öğrenme süreci bilimsel olarak da tekrarın önemini vurgular. Bir çocuğa nasıl konuşacağını, nasıl oturulacağını öğretemezsiniz aslında. O, herşeyi sizden her gün ısrarla, aynı şekilde görür ve tekrarlar, öğrenir ve bozulmamak üzere kalıp halinde kalbinde, beyninde bir yerlere yazar. Ve büyüyünce daha etkin bir şekilde kullanmaya başlar.</p>
<p>Bazı önemli tekrarları gözden geçirelim.</p>
<p><span style="font-family:verdana;"><strong>-</strong> Yönetici iseniz çalışanlarınıza her gün küçük dahi olsa ne kadar motiv edici “koç“ luk yapıyorsunuz?</p>
<p></span></span><br />
<span style="font-family: verdana;"><br />
<strong>-</strong> Girişimci iseniz, yeni projenizde hangi yanlışları ısrarla yapmamaya çalışıyorsunuz, yeni olarak neler uyguluyorsunuz?<strong>-</strong> Anne baba iseniz, çocuğunuzu dört duvar arasına hapsetmedğinize emin misiniz? Onun yaşam algısını ne kadar renklendirebiliyorsunuz? Yoksa hep yorgun musnuz?</p>
<p><strong>-</strong> İş hayatına yeni atılan biri iseniz bilmediğiniz yabancı dil ile ilgili her gün kendinize kattığınız bir şey var mı, bir de daha iyi konumlara gelmek istiyorsunuz değil mi?</p>
<p><strong>-</strong> Çok kitap okuyan, güzel yazılar yazan kapasiteli bir insansınız. Ama bunu sadece eşiniz ve çocuklarınız biliyor değil mi? En son nereye bir makale gönderdiniz, kime kendinizi tanıttınız? İnternette ne kadar varsınız? Bir bog açmak kadar basit bir şey var mı örneğin.</p>
<p><strong>-</strong> Hayatta gün görmüş, değişik darbeler almış artık yoğurdu da üfleyerek yemek isteyen bir insan iseniz, çözümü yeni insanlarda, değişik ortamlarda ne kadar arıyorsunuz* Yoksa hala aynı şeylerden mi yardım umuyorsunuz?</p>
<p><strong>-</strong> Her gün <strong><span style="color: #3366ff;">“Marka Sizsiniz“</span></strong> ifadesini ne kadar hatırlıyorsunuz ve bilinçli bir farkındalık ile stratejinizi, planınızı gözden geçiriyorsunuz?</p>
<p>Üzerinizdeki tehikeli, yanlış, marka değerinizi alçaltan etiketlerden lütfen kurtulun. Yeni etiketleri yapıştırın. Eskilerden önemli olanları da güçlendirin. Her hangi biri sizi anlatmak istediğinde bu etiketleri kullanacaktır, emin olun.</p>
<p>Son örnek, bu proje ile ben 2 aydır ısrar ediyorum aslında</p>
<p><span style="color: #3366ff;"><strong>“marka sizsiniz, reklamınızı yapın“</strong></span> diye.</p>
<p><span style="font-family:verdana;">Saygılarımla.</p>
<p></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.markasizsiniz.com/2008/07/israrla/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
