<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MarkaSizsiniz &#187; delege etmek</title>
	<atom:link href="http://www.markasizsiniz.com/etiket/delege-etmek/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.markasizsiniz.com</link>
	<description>Just another WordPress weblog</description>
	<lastBuildDate>Tue, 20 Jul 2010 03:12:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Kime ne!</title>
		<link>http://www.markasizsiniz.com/2009/04/kime-ne/</link>
		<comments>http://www.markasizsiniz.com/2009/04/kime-ne/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2009 09:16:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Esenli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[delege etmek]]></category>
		<category><![CDATA[eskalasyon]]></category>
		<category><![CDATA[motivasyon]]></category>
		<category><![CDATA[önceliklendirme]]></category>
		<category><![CDATA[raporlama]]></category>
		<category><![CDATA[şikayet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.markasizsiniz.com/?p=636</guid>
		<description><![CDATA[Sizi, kimin ne kadar önemsediğini düşünüyorsunuz? Siz de "bana ne" diyenlerden misiniz?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bir iş arkadaşının yaptığı yanlışı yöneticisine bildirmek, onu şikayet etmek anlamına gelir. Bu yanlıştan tüm şirket ve çalışanları zarar görmüş kime ne!</p>
<p style="text-align: justify;">Bir işi delege etmek (yönlendirmek, aktarmak) ise,  işten kaçmak, işe hakim olmamak, temebellik etmek, güven sorunu yaşamaktır. İş haddinden fazla ve yetişemiyorsan kime ne!<span id="more-636"></span></p>
<p style="text-align: justify;">İşlerde önceliklendirme yapmak, işi sonraya bırakılan kişiler için hakaret demektir. Herkesin işi en önceliklidir. “Attığın taş, ürküttüğün kuş” hesabından kime ne!</p>
<p style="text-align: justify;">Bir problemi masaya yatırmak, toplantı yapmak, özel konuşmak, analiz yapmak zaman kaybıdır, pratik olmamaktır. Çözüm yöntemlerinden, proje yönetiminden kime ne!</p>
<p style="text-align: justify;">Çözülemeyen bir sorunu, verilemeyen bir kararı hiyerarşik sıra ile daha üst birimlere “eskalasyon” yapmak zaman kaybıdır. Her  işin, her departmanın sorumlusu varmış kime ne!</p>
<p style="text-align: justify;">Üst yöneticiler, müdürler ekibindeki herkesi her yerde, her ortamda, herkesin önünde anlamadan dinlemeden haşlayabilir. Özel konuşmak mı, toplantı yapmak mı, doğru tarz ile yaklaşmak mı, kime ne!</p>
<p style="text-align: justify;">Ölçülemeyen işlerin sonuçları çok netmiş gibi kafadan atıp tutulabilir. Raporlaması yokmuş, kim ne!</p>
<p style="text-align: justify;">Konu hakkında tüm ilgili ve yetkili kişilerden bilgi, görüş, yorum, öneri almak hem zaman hem de karizma kaybıdır. Asıl işi yapan onlar olacaktır ama kime ne!</p>
<p style="text-align: justify;">Bir arkadaşınızın motivasyon eksikliğini, sorunları olduğunu fark ettiniz. Sakın anlamaya çalışmayın, &#8220;bana ne işini yapacak, parasını alacak&#8221; deyin geçin. Mümkün ise ceza filan verin. Onun da bi “insan” olduğundan kime ne!</p>
<p style="text-align: justify;">Defalarca ve saatlerce toplantılar yapılmış ama bir Allah’ın kulu da toplantı notu tutmamış, sonra da “ aaa sen öyle söylemedin,  &#8220;aaa ben böyle demiştim ama” tartışmaları ayyuka çıkmış kime ne!</p>
<p style="text-align: justify;">Bu &#8220;kime ne!&#8221; leri ben de diyorum, siz de diyorsunuz ve o kadar çok kişi diyor ki. “Bana ne” diyemediğim için önce kendime sonra sizlere hatırlatayım dedim.</p>
<p style="text-align: justify;">Saygılarımla.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.markasizsiniz.com/2009/04/kime-ne/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Basit gibi görünen bilgilerin Google’da ne kadar arandığını biliyor musunuz?</title>
		<link>http://www.markasizsiniz.com/2009/04/basit-gibi-gorunen-bilgilerin-google%e2%80%99da-ne-kadar-arandigini-biliyor-musunuz/</link>
		<comments>http://www.markasizsiniz.com/2009/04/basit-gibi-gorunen-bilgilerin-google%e2%80%99da-ne-kadar-arandigini-biliyor-musunuz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2009 15:20:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Esenli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[aksiyon planı]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[bilgiyi paylaşmak]]></category>
		<category><![CDATA[delege etmek]]></category>
		<category><![CDATA[doğru bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[İş Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[iyi insan]]></category>
		<category><![CDATA[kartvizit]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[uzmanlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.markasizsiniz.com/?p=626</guid>
		<description><![CDATA[Size basit gelen bilgilerin bir çk kişi tarafından hiç bilinmediğini unutmamak gerek. İletişim ve algı sorunlarına bir de bu açıdan yaklaşmak gerek.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Başkalarının da bir çok şeyi bildiğini varsayıyoruz genelde, saf bir yaklaşımla. Şöyle düşünüyoruz. Üniversite mezunu canım, bu konuları çok rahat bilir. Kamu görevlisi, protokolden çok iyi anlar. İnternete çok takılıyor bu arkadaş, kesin sosyal medya konularında uzmandır. Kaç yıllık iş tecrübesi var, proje yönetmenin ne demek olduğunu çok iyi bilir. Yıllarca satış departmanlarında çalışmış, iyi satıcıdır herhalde. Matematik okumuş bu raporun parametrelerini anlayıverir. Gibi gibi.<span id="more-626"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Hayır arkadaşlar, maalesef öyle değil. Google istatistiklerinize bakarsanız o kadar çok basit, net, kısa, öz bilgilere ihtiyaç duyuluyor ki. Bunları arayanların bir çoğu da öğrenci filan değil koca koca adamlardır emin olun. Neden mi? Okul yıllarımızda sadece sınıf atlamışızdır, bilinç kazanmamışızdır. İş yaşamında ise hakim olan anlayış genelde pratik yaptırmak ve alaylı diye tabir edilen yöntemlerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yeni birisi ile tanıştınız diyelim. Kartvizitinde de bilmem ne uzmanı ya da yöneticisi yazıyor. Sizce bu arakadaş o işte ne kadar uzmandır. Kısa bir süre anlarsınız ki, ya o göreve yeni gelmiş, ya torpille gelmiş, ya da birileri zorla o görevi ona vermiş. Sonuç; bilgi ve uzmanlık sıfır gibi bir şey. Daha kırk küsür fırın ekmeğe ihtiyacı vardır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir de herkesin dilinde dolaşan moda, trend laflar vardır. Bu kelimelerle de acaip karizma yaparlar hani. Örneğin, kişisel marka olmak, sosyal medya iletişimi, start-up, kişilik, karakter, trend uzmanlığı, resesyon v.s Hani sorsanız birine kişilik ne zaman oluşur, hangi tiplerde hangi özellikleri vardır, karakter nedir diye. Emin olun bir cümle dahi kuramaz. Aslında doğal olarak işin uzmanı değildir ama havasını atar.</p>
<p style="text-align: justify;">Web sayfama Google’dan hangi anahtar kelime ve cümlelerle ulaşıldığını takip ediyorum. Basit gibi görünen bir çok bilgiye, bir çok insanın aç olduğunu gözlemliyorum. İnternetteki Türkçe içerik konusunda pek de iyi bir noktada olmadığımız için, arayıp duruyor insanımız. İşte bazı örnekler;</p>
<p style="text-align: justify;">- İş geliştirme ne demek?</p>
<p style="text-align: justify;">- İş bulma stratejileri nelerdir?</p>
<p style="text-align: justify;">- İyi insan nasıl olunur?</p>
<p style="text-align: justify;">- Girişimci ne demek?</p>
<p style="text-align: justify;">- Delege etmek ne demek?</p>
<p style="text-align: justify;">- İnsiyatif kullandırmak nedir?</p>
<p style="text-align: justify;">- İnsan neden “bilmem” der?</p>
<p style="text-align: justify;">- Hedef kitle nedir?</p>
<p style="text-align: justify;">- Hayat dolu yaşam nasıl olur?</p>
<p style="text-align: justify;">- Faydalı insan projesi nasıl olur?</p>
<p style="text-align: justify;">- Düzenli insan nasıl olur?</p>
<p style="text-align: justify;">- Bir insan olarak öğrenci nasıl olmalı?</p>
<p style="text-align: justify;">- Aksiyon planı nedir?</p>
<p style="text-align: justify;">- 18 yaşında kişilik nasıl olmalı?</p>
<p style="text-align: justify;">- Nasıl sosyal insan olunur?</p>
<p style="text-align: justify;">- Bilgiyi paylaşmak ne demek?</p>
<p style="text-align: justify;">Bilgiyi ölçmek ve paylaşmak adına şu sonuçları çıkardım;</p>
<p style="text-align: justify;">1- Hiçbir bilgiyi basit algılama</p>
<p style="text-align: justify;">2- Temel bilgilere her zaman ihtiyaç duyulur.</p>
<p style="text-align: justify;">3- En küçük bilgi dahi paylaşılmaya değerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">4- Başkalarının bilgi seviyesi hiç de zannettiğin kadar değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">5- Her konuda uzman olamazsın, az-öz ve doğru bilgileri hap gibi almaya çalış ama sakın hava atma!</p>
<p style="text-align: justify;">6- Entelektüel bilgi diye zihnini çöp yapma.</p>
<p style="text-align: justify;">7- Her bilgiye şüphe ile yaklaş, öğrenmenin temeli de budur.</p>
<p style="text-align: justify;">8- Somut örnekler, görsel hafızada canlanır ve daha çabuk öğrenilir.</p>
<p style="text-align: justify;">9- En doğru olanı anlatmaya, öğretmeye çalış. O kadar çok yanlış bilgi ile yaşıyoruz ki!</p>
<p style="text-align: justify;">10- Bildiklerinle övünme, bilmediklerini daha çok düşün.</p>
<p style="text-align: justify;">Son olarak çok tekrarlanan yanlışı tekrar vurgulamak istiyorum. Doğru bildiğimizi, doğru algıladığımızı zannettiğimiz şeyler yıllar sonra değişebiliyor. Peki “doğru” ise neden değişiyor? Değişen doğru değil çünkü “biz”leriz. Eşinize, arkadaşınıza, yöneticinize, çalışanınıza bir şey söylediniz ve hemen bilinçli şekilde algılayacağını ve ona göre davranacağını düşünüyorsunuz değil mi? Sakın aldanmayın. Tarihten, bilimden, toplumlardan, psikolojiden, felsefeden gelen ve insanların kanına işleyen yanlışları burada yazsam, yazsam, yazsam bitmez.</p>
<p style="text-align: justify;">Saygılarımla.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.markasizsiniz.com/2009/04/basit-gibi-gorunen-bilgilerin-google%e2%80%99da-ne-kadar-arandigini-biliyor-musunuz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir yönetici kendi kalesine nasıl gol atar?</title>
		<link>http://www.markasizsiniz.com/2009/03/bir-yonetici-kendi-kalesine-nasil-gol-atar/</link>
		<comments>http://www.markasizsiniz.com/2009/03/bir-yonetici-kendi-kalesine-nasil-gol-atar/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Mar 2009 20:40:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Esenli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[algı]]></category>
		<category><![CDATA[analiz]]></category>
		<category><![CDATA[delege etmek]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin]]></category>
		<category><![CDATA[geri bildirim]]></category>
		<category><![CDATA[iş planı]]></category>
		<category><![CDATA[iş yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[işkolik]]></category>
		<category><![CDATA[kişilik]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[kurallar]]></category>
		<category><![CDATA[motivasyon]]></category>
		<category><![CDATA[NASA]]></category>
		<category><![CDATA[ölçülebilir]]></category>
		<category><![CDATA[önceliklendirme]]></category>
		<category><![CDATA[proje yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[sıfır hata]]></category>
		<category><![CDATA[yönetici]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.markasizsiniz.com/?p=588</guid>
		<description><![CDATA[Ben de yöneticiyim ve aşağıda sıraladığım bir çok hatayı ben de yapıyorum. Lütfen kimse alınmasın. Faydalı olabilmesi dileği ile. 1- Korku imparatorluğu kurar. Yakın, ulaşılabilir, konuşulabilir değildir. Kuralları ve disiplini sadece korku ile uygulatabileceğini düşünür. Pek kimse kenidisiyle karşılaşmak istemez. Bu korkuyu silene kadar da aslında gerçek geri bildirimlere ulaşamamış ve bir çeşit patinaj yaparak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Ben de yöneticiyim ve aşağıda sıraladığım bir çok hatayı ben de yapıyorum. <img class="alignright size-medium wp-image-590" title="istock_000008504212xsmall1" src="http://www.markasizsiniz.com/wp-content/uploads/2009/03/istock_000008504212xsmall1-300x199.jpg" alt="istock_000008504212xsmall1" width="300" height="199" />Lütfen kimse alınmasın. Faydalı olabilmesi dileği ile.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1-</strong> Korku imparatorluğu kurar. Yakın, ulaşılabilir, konuşulabilir değildir. Kuralları ve disiplini sadece korku ile uygulatabileceğini düşünür. Pek kimse kenidisiyle karşılaşmak istemez. Bu korkuyu silene kadar da aslında gerçek geri bildirimlere ulaşamamış ve bir çeşit patinaj yaparak hem kendini, hem şirketini yormuştur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2-</strong> İşin her detayında bulunmak ister, delege etmez. Güvenmez, güvenmek için gerekli eğitimleri de vermez. Üst seviyede olduğu halde her işi kendisi takip etmek ister. Bu da orta-alt seviye müdürlerinin motivasyonunu kırar.<span id="more-588"></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>3-</strong> Kendisi için geçerli bir nedenle, verilen kararları ezer ve insiyatif kullanmayı sıfıra indirir. Çalışanı ya da alt seviye müdürü aslında kuralı uygular ya da insiyatif alarak bir karar verir. Bu kararları o kadar çok değiştirir ki artık her şey ona sorulmaya başlanır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>4-</strong> Rapor almaz, periyodik toplantılar yapmaz, çok yoğundur ya. “Söz, bu yıl kesinlikle bu toplantılar yapılacak” der. Ama yine yapılmaz. Masa başı çözümler yetmez, geri bildirimler toplu ve düzenli şekilde gelmez ve daha çok yorulur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>5-</strong> Üst seviye müdürlerden bilgi alması yeterlidir onun için, orta ya da alt seviye müdürlere kulak kapalıdır. Hiyerarşi anamında doğaldır fakat aldığı bilginin bir kaçının doğruluğunu kontrol etmez ve sağlamasını yapmaz. Sonra da “aaa bu konu bana bu şekilde anlatılmamıştı” der.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>6-</strong> Mavi-beyaz-gri yaka kategorilerinden bir türlü vazgeçmez. İşe değer vermeyince, insana da değer vermez. İnsana değer vermeyince de her yeniçerilerin “kazan kaldırması” gibi olaylarla karşılaşabilir. Ben nerde yanlış yaptım diye hayıflanır, durur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>7-</strong> Çalışanlarının özel yaşamındaki en az bir hobisini bilmez ve destek de olmaz. Bilmez ki özel ve iş yaşamı aslında ayrı şeyler değildir, bir birini etkiler. Çalışanlarının kişisel gelişime katkısı olacak şeylere iş kapsamında olmadığı için pek iyi gözle bakmaz. Bilmez ki işle ilgili “bilgi” den çok yaşama dair algılar performansı daha çok etkiler.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>8-</strong> Öncelikleri sürekli değiştirir. “Roadmap” onu için sadece İngilizce bir kelimedir. Stratejik olarak hedefler değişebilir fakat her gün değişirse bunda bir sorun var demektir. Ve kaynaklar verimsizce kullanılmış olur. Yıl sonunda “bu konuyu çok ihmal ettik” cümleleri duyulur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>9-</strong> O andaki ruh hali ve tabi ki algısı ne ise ona göre karar verir, sonra da bu kararı unutur. İşte belki de en can alıcı madde bu. Acemiliğin, aymazlığın en doğal halidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>10-</strong> İşleri proje ve iş planları ile takip etmez. Proje planları yapmak, analizler yapmak, sürekli ölçmek v.s. zaman kaybıdır onun için. Böyle olunca süreçlerdeki gerçek aksaklıkları göremez ve yanlış kararlar verir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>11-</strong> Motivasyon bekleyenlere kızar, “ne motivasyonu işini yapıyorsun” der. Bu, &#8220;köle zihniyeti&#8221; ile çalışanlarından daha çok katma değer bekler ama maalesef alamaz. Bu kelimeye bir gün kendisinin de ihtiyacı olacağını düşünmez.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>12-</strong> Departmanlar arası iletişimin nasıl olduğunu gözlemlemez. Her müdür ya da sorumlunun kardeş kardeş geçindiğini, sürekli birbirlerini bilgilendirdiklerini filan zanneder. Sonra hasırı kaldırdığında, altında ne can alıcı sorunların gizlendiğini, ertelendiğini fark eder.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>13-</strong> Kendi kişilik tipine göre davranır ve herkesten de aynı davranışı bekler. Sadece bu maddeyi yazmak yeterli idi balki de. Kişilik, karakter, empati, duygusal zeka gibi şeyler boştur. Kendisi nasıl istiyorsa işler o şekilde yürüyecektir. Çalışanlar da robottur zaten. Patron hangi “mod”da ise anında o moda geçilmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>14-</strong> İşleri ölçülebilir duruma getirmez, değerlendirmeyi de kulaktan duyma bilgilerle yapar. Raporlar, istatistikler, matematiksel hesaplar işin bahaneleridir. İş yapılamıyorsa bunun nedeni sadece çalışanlardır, sistemler, süreçler değil.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>15-</strong> Çalışanları ile hep iş konuşur. Kendisi gibi herkesin işkolik olması gerektiğini düşünür.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>16-</strong> Sonuçlar önemlidir, çabalar değil. O da zaten doğduğu anda her şeyi öğrenmiştir. Tabi ki sonuçlar önemldir fakat çabaların göz önünde bulundurulmaması evrendeki kanunlara ters davranmak demektir. Bilginin, bilincin, sorumluluğun bir anda oluştuğunu zanneder. Kendi geçmişine şöyle bir bakarak hangi aşamalardan buralara geldiğini düşünmez.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>17-</strong> Yönetiminden sorumlu olduğu müdürlerin ya da çalışanların performasını gerçekten doğru ve hakkaniyet ölçüsünde değerlendirdiğini zanneder. Sürekli takip etmez, bilgi toplamaz, ölçmez ama iş karar vermeye gelince insan sarrafıdır ya hemen notunu verir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>18-</strong> “Ama” ile başlayan cümleler bahanedir. Sonuç önemlidir, hikaye dinleyecek zamanı yoktur. Halbuki “ama” ile başlayan cümlelerden o kadar çok şey öğrenir ve işe yarar ki. Ama iki dakika daha dinlemez ve o bilgileri kaçırmış olur. Sonuç odaklı olmayı bu şekilde anlar.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>19-</strong> Düğmeye basınca tüm yanlış algıları düzelteceğini zanneder. Kendisinin kaç yılda bu algıları düzelttiğini bilmez. Örneğin konu bir işin maliyeti ya da satış yöntemi ile ilgili olabilir. Tüm çalışanları bu algıyı anında öğrenmeli ve uygulamalıdır. Bu konuda zaman vermek, ihmal etmektir ya da öğrenemeyenler aptaldır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>20-</strong> Hangi müdürünün ya da çalışanının işi etkileyecek ne sorunu var? Direkt ya da dolaylı şekilde bunu öğrenmeye çalışmaz. Zamanı yok, saygı duymak gerek!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>21-</strong> Onun için “balık baştan kokmaz”. Dipten kokar, o nedenle yönetim toplantılarında çalışanlar asılır kesilir. Böyle olunca çalışanlar da sürekli arkasından konuşur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>22-</strong> “Sıfır hata” yı o kadar çok teleffuz eder ki. Hata yapmaktan korkan bir ekip daha çok hata yapmaya başlar. Bu, büyük bir yalandır. NASA gibi kuruluşların dahi hata yaptığı bir dünyada hangi sıfırı konuşabilirsiniz. Dünya çapındaki ortalama başarının üzerini hedefleyebilirsiniz, ya da sıfıra yakın olmayı. Ama sıfır hata ile korkutmak ters teper. İsterseniz deneyin. Deneyenleri biliyorum, olmuyor da olmuyor. Çünkü bunu söleyen kişinin kendisi zaten hatalarla dolu olacaktır, hangi seviyede olursa olsun.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>23-</strong> İnsan kaynakları için organizasyonel planlamaya profesyonelce yaklaşmaz. Beklentileri karşılamaz ve yetkinliğe göre iş veremez. Ne cevherler harcar, ne iş bilmezleri gözünden kaçırmıştır ruhu duymaz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>24-</strong> Kim, hangi işten sorumlu ise başka işlere karıştırmaz. “Sen işine bak” der. Böylece kimde hangi farklı, faydalı bilgiler olduğunu bir türlü öğrenemez. Büyük ihtimalle danışmanlar aramaya başlar, çünkü parası çoktur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>25-</strong> Kimin hangi işi, nasıl yönettiğini, neler yaptığını bilmeden gördükleri ve algıladıkları ile müthiş performans kararları verir. Ona göre her yiğit yoğurdu aynı şekilde yemelidir. Sorsanız, “şu müdürünüz ya da çalışanınız günlük, haftalık hangi işleri yapar, takip eder” diye. Emin olun % 30’unu zor listeler.</p>
<p style="text-align: justify;">Başarılar diliyorum efendim.</p>
<p style="text-align: justify;">Saygılarımla.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.markasizsiniz.com/2009/03/bir-yonetici-kendi-kalesine-nasil-gol-atar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İş yaşamında “kaybeden”lerin 40 özelliği</title>
		<link>http://www.markasizsiniz.com/2009/03/is-yasaminda-%e2%80%9ckaybeden%e2%80%9dlerin-40-ozelligi/</link>
		<comments>http://www.markasizsiniz.com/2009/03/is-yasaminda-%e2%80%9ckaybeden%e2%80%9dlerin-40-ozelligi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Mar 2009 13:13:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Esenli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[acelecilik]]></category>
		<category><![CDATA[analitik düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[analiz]]></category>
		<category><![CDATA[araştırmak]]></category>
		<category><![CDATA[bahane]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz yaka]]></category>
		<category><![CDATA[değişim]]></category>
		<category><![CDATA[delege etmek]]></category>
		<category><![CDATA[ekip]]></category>
		<category><![CDATA[empati]]></category>
		<category><![CDATA[fırsat]]></category>
		<category><![CDATA[Hedefler]]></category>
		<category><![CDATA[his]]></category>
		<category><![CDATA[insiyatif]]></category>
		<category><![CDATA[iş hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kaderci]]></category>
		<category><![CDATA[Katma Değer]]></category>
		<category><![CDATA[kaybetmek]]></category>
		<category><![CDATA[kazanmak]]></category>
		<category><![CDATA[kıskanmak]]></category>
		<category><![CDATA[mantık]]></category>
		<category><![CDATA[mavi yaka]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet]]></category>
		<category><![CDATA[negatif enerji]]></category>
		<category><![CDATA[özel yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşmak]]></category>
		<category><![CDATA[politik]]></category>
		<category><![CDATA[pozitif enerji]]></category>
		<category><![CDATA[proaktif]]></category>
		<category><![CDATA[sahnede olmak]]></category>
		<category><![CDATA[saplantı]]></category>
		<category><![CDATA[şöhret]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalleşmek]]></category>
		<category><![CDATA[statüko]]></category>
		<category><![CDATA[strateji]]></category>
		<category><![CDATA[takip]]></category>
		<category><![CDATA[tembellik]]></category>
		<category><![CDATA[trend]]></category>
		<category><![CDATA[tutku]]></category>
		<category><![CDATA[üretmek]]></category>
		<category><![CDATA[vizyon]]></category>
		<category><![CDATA[yönetim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.markasizsiniz.com/?p=576</guid>
		<description><![CDATA[Öncelikle bazı kriterleri belirtmek istiyorum. - “Kazanmak” ve “kaybetmek” yaşamda göreceli olgulardır. Zaman, olgunlaşmanın, bilinçlenmenin en etkili ve acımasız ilacıdır.Her iki kelime arasında kesin bir ayrım yoktur. &#8220;Her şeyde bir hayır vardır&#8221; düşüncesi önemlidir. - Bu kırk maddenin hepsini, her zaman, tam olarak uygulayan bir insan olamaz. Ben görmedim, gören varsa bildirsin lütfen. - Kişilik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Öncelikle bazı kriterleri belirtmek istiyorum.<img class="alignright size-medium wp-image-577" title="istock_000008728165xsmall" src="http://www.markasizsiniz.com/wp-content/uploads/2009/03/istock_000008728165xsmall-200x300.jpg" alt="istock_000008728165xsmall" width="200" height="300" /></p>
<p style="text-align: justify;">- <strong>“Kazanmak”</strong> ve <strong>“kaybetmek”</strong> yaşamda göreceli olgulardır. Zaman, olgunlaşmanın, bilinçlenmenin en etkili ve acımasız ilacıdır.Her iki kelime arasında kesin bir ayrım yoktur. &#8220;Her şeyde bir hayır vardır&#8221; düşüncesi önemlidir.</p>
<p style="text-align: justify;">- Bu kırk maddenin hepsini, her zaman, tam olarak uygulayan bir insan olamaz. Ben görmedim, gören varsa bildirsin lütfen.</p>
<p style="text-align: justify;">- Kişilik tiplerimiz, karakterimiz ve davranış modellerimize göre yaşam biçimimiz farklılaşır. Yani her yiğidin bir yoğurt yeme tarzı vardır. Her insanın yaşam algısı farklılık gösterebildiğinden uygulamalar da farklılaşabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">- Önemli olan eksik yönleri fark ederek sabırla geliştirmeye, iyileştirmeye çalışmaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">- Bu gibi yazıları yazan, eğitimleri veren, en üst düzey yönetici olanlar kişilerde de bu hataların bir çoğu bulunmaktadır. Yani yalnız değilsiniz.<span id="more-576"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Faydalı olabilmesi dileği ile …</p>
<p style="text-align: justify;">1- <strong>Hedef yok:</strong> Ne orta vadede, ne de uzun vadede iş dünyasında ne yapmak istediği ile ilgili net hedefleri bulunmaz. Bir iş bulmuş, çalışmaya başlamış ve maçı idare ederek günü kurtarmaya devam ediyordur. Yıllar sonra, kendisiyle aynı dönemde işe başlayan bazı kişilerin çok daha başarılı olduklarını görünce “eyvah” der. Ne mezun olduğu branş ile ilgili, ne tutkunu olduğu meslek ile ilgili hedefi bulunmaz. Ya da hedefi olsa bile sadece lafta kalır.</p>
<p style="text-align: justify;">2- <strong>Strateji yok:</strong> Bu kelime onun için ağır gelir. Her mesai gününün stratejik olarak kendisine ne fayda sağladığını ölçmez. Analitik düşünmek, bazı durumlarda doğal, bazı durumlarda politik davranmak gibi düşünceleri yoktur. “Yaptım, oldu” der. Önünü, arkasını düşünmeden hareket eder. Ve sonuçlarına da katlanır.</p>
<p style="text-align: justify;">3- <strong>Tembeldir:</strong> Lafa gelince, çok hırsa gerek olmadığını söyler. Mağaza vitrinine bakınca da &#8220;ah param olsa&#8221; der. Ama para kazanmak, hedeflerini gerçekleştirmek için “doğru ve gerektiği” kadar çalışmaz. Sonra da “olmadı, kahretsin” der. Daha da ümitsizliğe kapılır. Zaman planını tekrar tekrar, saniyelerine kadar gözden geçirmez.</p>
<p style="text-align: justify;">4- <strong>Vizyon sıfır:</strong> Hedefi olmayınca kendine bir vizyon da çizemez ve vizyoner insanları da örnek almaz. Geleceği görmeye, trendleri anlamaya çalışmaz. Uzun vadeli stratejiler ortaya koymaz. Verdiği her kararın on, yirmi yıl sonrasını nasıl etkileyeceğini düşünmez.</p>
<p style="text-align: justify;">5- <strong>Takip yok:</strong> Gereksiz bir çok şeyi takip eder de bir türlü kişisel gelişimi ve hedefleri ile ilgili bir takip planı yapmaz. İşten eve, evden işe öylesine gider gelir. Aslında görür ki, ne aile hayatında kişisel marka olabilmiş ne de iş yaşamında.</p>
<p style="text-align: justify;">6- <strong>Sahnede değil:</strong> Ya iş yerinde masasında, ya da evdeki koltuğunda oturur durur. Selam vermez, gülümsemez, sohbet etmez, yemeğe çıkmaz, arkadaş çevresini genişletmez, sosyal anlamda içine kapanıktır. Sonra da “neden beni keşfetmiyorlar” diye çırpınır durur.</p>
<p style="text-align: justify;">7- <strong>Proaktif değil:</strong> Elindeki doneleri iyi değerlendirerek, analiz yaparak sonraki aşamalarda karşışına çıkabilecek zorlukları düşünmez. Ve önceden çalışmalar, hazırlıklar yapmaz. Tedbirli olmak onun için korkmaktır. Fazla kontrollü olmanın yaşamını zindana çevireceğini düşünür. Önceden harekete geçmez, olunca telafi etmek için harekete geçer. O da işe yaramaz.</p>
<p style="text-align: justify;">8- <strong>Trendleri takip etmez:</strong> Yaptığı mesleğin, hedefindeki işin dünyadaki trend yelpazesinde nerede durduğunu araştırmaz. Hangi trendlerin iş dünyasına, paraya ve dolayısıyla da yaşama nasıl yön vereceğini anlamaya çalışmaz. Bir yerde durur, o yerden bakar ve emekli olur, gider.</p>
<p style="text-align: justify;">9- <strong>Okumaz, araştırmaz, üretmez:</strong> Sadece işini yapar, emir kuludur ya. Farklı, yaratıcı, geliştirici, innovatif fikirleri bulmak için okumaz, araştırmaz, beyin fırtınaları yaparak projeler üretmez. Ne şirketine, ne de kendi yaşamına katma değer sunmaz. &#8220;Sallarım başımı, alırım maaşımı&#8221; diyerek ortalarda gezinir durur.</p>
<p style="text-align: justify;">10- <strong>Bahanelere sığınır:</strong> Başarızısızlık,  % 99 sebep sonuç ilişkisine göredir. Kaderde bir musibet, öngörülemeyen bir rahatsızlık v.s. olursa tabiî ki söylecek bir şey olamaz. Ama “en iyi bahane, yine de bahanedir” Çözümleri değil daha çok problemleri, engelleri konuşur. Yeniden, zaman kaybetmeden başlamayı değil hep bitişleri, kayboluşları, ümitsizlikleri konuşur.</p>
<p style="text-align: justify;">11- <strong>Fazlasıyla kadercidir:</strong> Eşeğini sağlam kazığa bağlamaz ve sonra da “çalındı işte, kader” der. Yaratıcı’nın her kapıyı kendisine sonuna kadar açacağını, ve fırsatları eline vereceğini düşünür. Olan her şey kaderde vardır ama kişisel iradesini ne kadar da kötü ve verimsiz kullandığını düşünmez.</p>
<p style="text-align: justify;">12- <strong>Acele oluversin ister:</strong> Çok kısa sürede ünlü olmak, zengin olmak ve güçlü olmak ister. Hemen öğrenbileceğini, hemen uygulayabileceğini, hemen bilinç kazanabileceğini düşünür ve aldanır. Başını bir kayaya toslayınca anlar.</p>
<p style="text-align: justify;">13- <strong>“Proje” bakış açısı yok:</strong> İşlere, problemlere “proje yönetimi” açısından yaklaşmaz. Pratik olacağım, hızlı olacağım diye masabaşı bir toplantı, bir iki not alma ve “tamam, şöyle olur” deyiverir. Sonra hataları düzeltmek için çok çok fazla zaman-adam harcamak zorunda kalır.</p>
<p style="text-align: justify;">14- <strong>Analiz sıfır:</strong> 1 ay analiz yaparak 1 haftada yazılım yaptırmaz. “1 hafta analiz yeter” der, ama 1 ayda yazılımı bitiremez. Çünkü o kadar eksik kalan, kaçan nokta vardır ki. Bu arada çok yorulur ve motivasyonu düşer, belki de başka önceliklerden dolayı proje rafa kalkar.</p>
<p style="text-align: justify;">15- <strong>Şöhret ister:</strong> Ünlü, zengin, şöhret olan iş adamlarına, iş kadınlarına özenir. Özenmesi normaldir ama “tavuk olmadan “tar”a ( kümesteki yükselti) çıkmak” isteyince düşüverir. Ve gerçek konumunu anlar.</p>
<p style="text-align: justify;">16- <strong>Tevazu yok, burun havalarda:</strong> Her şeyi ben bilirim, en iyisini ben uygularım havalarındadır. Ekip yoktur, her şeyi kendisi yapmıştır zaten. Küçük tepeleri bırakın bir toz taneciğini bile kendisinin yaratmadığını kısa bir süre sonra anlatır birileri.</p>
<p style="text-align: justify;">17- <strong>Empati mi, oda ne:</strong> Her şeye mantıksal yaklaşır. Başkalarının algısı ve düşünce dünyası ile olaylara bakmaz. Herkes, kendisi ile aynı olsun ister. Duygusal zeka onun için aptallık gibi bir şeydir. Karar verir, mümkün ise zorbalıkla uygulatır.</p>
<p style="text-align: justify;">18- <strong>Ya fazla mantık, ya fazla his:</strong> Ya hep kalbi ile düşünür, ya da hep beyni ile. İkisini birden gerektiği oranda kullanmaz. Verdiği kararlara şu gibi yakıştırmalar yapılır. &#8220;Kalpsizin teki&#8221; ya da &#8220;beyinsiz&#8221; gibi. Vicdani duygular da, sistematik çıkarımlar da birlikte kullanılmazsa kötü sonuçlara yol açar.</p>
<p style="text-align: justify;">19- <strong>Alıngandır, her şeyi gurur yapar:</strong> Her uyarıdan, her tavsiyeden alınır, kendini aşağılanmış hisseder, konuyu &#8220;kişisel&#8221; algılar. Aslında müdürünün de kendisinin de para için çalıştığını, sonuçta “iş”i konuştuklarını unutur. Sabırla kendisini iyileştirmeye çalışmaz, aksine yönetimi değiştirmeye çalışır.</p>
<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-medium wp-image-578" title="istock_000005881622xsmall" src="http://www.markasizsiniz.com/wp-content/uploads/2009/03/istock_000005881622xsmall-240x300.jpg" alt="istock_000005881622xsmall" width="240" height="300" />20- <strong>Arkadan konuşur:</strong> Dedikodu yapar, herkesi çekiştirir, kötüler. Kimsenin karşısına çıkarak uygun bir dille yanlışını söyleyemez, yönlendirmez. Bilmez ki bu kadar rahat bir insanın arkasından başkalrı da çok rahat konuşur ve kuyusunu kazabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">21- <strong>Dolap çevirmeye bayılır:</strong> Türlü türlü dolaplar çevirmeden, ayak oyunları yapmadan kariyer yaşamında yükselemeyeceğini saplantı halinde beynine kazımıştır. Halbuki, sadece işini en doğru şekilde yaparak ve sunarak ve duruşunu bozmayarak başarılı olabileceğini bir türlü fark etmez. Aslında insan zulmeder, kadere hükmetmeye çalışır. Ama asıl adaletli olan kaderdir, insan değil.</p>
<p style="text-align: justify;">22- <strong>Hakkı olmayanı kıskanır, mümkün ise çelme takar:</strong> Hak etmediğine uzanır, ısrarla almak ister. Hak edenleri de kıskanır, çekemez. Örnek almak, desteklemek yerine çelme takmaya çalışır.</p>
<p style="text-align: justify;">23- <strong>Özel yaşam-iş yaşamı birbirine karışır:</strong> İşten çıkar evde müdürlük yapmaya devam eder, ya da işe gelir eşiyle kavga ediyor gibi çalışanlarına saldırır. Aslında özel yaşamın çok daha önemli bir “iş” olduğunu unutur. İki kategoriyi de bir bütün olarak görmek gerek ama birbirlerine negatif etkisi çok az düzeyde olmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">24- <strong>Tutkularına sarılmaz:</strong> Kendisini mutlu eden, huzur veren tutkularını, hobilerini gerçekleştirmeyi günlük telaşlar içinde unutur. İşine tutku ile bağlı olmayabilir ama yaşama dair tutkularını da kaybederse iş yaşamında da başarısız ve huzursuz olur.</p>
<p style="text-align: justify;">25- <strong>Günü kurtarır:</strong> Günübirlik yaşar, geleceğe kafa yormaz. O günü tamamlar ve yorganı üzerine çektiği anda her şeyin bittiğini zanneder. Zamandaki “gün” diliminin yine ömrümüzün bir parçası olduğu bilincinde değildir. Sonra da yıllar, ne de çabuk geçti diyerek hayıflanır.</p>
<p style="text-align: justify;">26- <strong>Negatif enerji saçar:</strong> Sabah gülen bir ifade ile günaydın demek, akşam çıkarken iyi akşamlar demek dahi bu insanlar için zor gelir. Çevresini görmezden gelir. Bilmez ki, doğuştan görmeyen insanların dahi gülen ve somurtan insanı ayırt edebildiğini. Her şeyi olumsuz algılar ve etrafına negatiflik saçar. Ümitsizdir, çözümsüzdür, başlangıçlara değil bitişlere odaklanmıştır. Kimseden de yardım istemez, almaz.</p>
<p style="text-align: justify;">27- <strong>“Ekipten” olamaz, ekip yönetemez:</strong> Bencildir, tek başına hareket etmek ister. Şirketin, ekibin çıkarını değil de önce kendi çıkarını düşünür. Kendine saygılıdır ama başkaları için hep kaygılıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">28- <strong>Sosyal değildir:</strong> Konuşmak, paylaşmak, birlikte eğlenmek, tanışmak, iletişim kurmak, bağlantıda olmak, sosyal ağını genişletmek için çaba sarfetmez. “Cool” olduğunu düşünür. Halbuki büyük bir yalnızlığa yol alır ama farkında değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">29- <strong>Sosyal medyada görülmez:</strong> İlişkilerimizi, bağlantılarımız kontrol etmek adına büyük faydalar sunan internetteki sosyal networklere yabancıdır. Bu gibi aplikasyonları kullanmayı gereksiz görür. Vefasızlık yapar, unutur ve unutulanlardan olur.</p>
<p style="text-align: justify;">30- <strong>Yaşam tarzında standartları yoktur:</strong> Oturup kalkmasından, konuşmasına, yeme-içmesine varana kadar belli bir duruş sergilemez. O nedenle, hakkında bir marka algısı oluşmaz.</p>
<p style="text-align: justify;">31- <strong>Radikal değişim kararları almaktan korkar: </strong>Statükocudur, yeni olanı yıpratırcasınıa sorgular ve uygulamaktan korkar. Değişimin hep negatif etkilerini düşünür ve karşı çıkar. Ve aynı sorunlar tekrar tekrar karşısına çıkar.</p>
<p style="text-align: justify;">32- <strong>Delege etmez:</strong> Her şeyi kendi yapmak ister. Organizasyon kurmaya önem vermez ve başkalarına güvenmez. Hata yapmalarından korkar. Halbuki en büyük hatayı sorumluluğu paylaştırmayarak kendisi yapmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">33- <strong>İnsiyatif almaktan çekinir:</strong> Tek başına karar almaktan korkar. Danışmak, tavsiye almak iyidir fakat bu kişi hep destek ister. Önemli kararların altına imzasını atmaktan korkar. Bu da işi iyi bilmediği ve yönetemediği anlamına gelir.</p>
<p style="text-align: justify;">34- <strong>Sürekli muhaliftir:</strong> Bilip bilmeden, araştırmadan hep karşı çıkar, muhalefet yapar. Yapıcı olmaktan çok yıkıcı ve bezdirici yöntemlere başvurur. Kendi içini kararttığı gibi başkalarına da bu karartıyı bulaştırmaya çalışır.</p>
<p style="text-align: justify;">35- <strong>Hep yönetimi suçlar, kendine bakmaz:</strong> Değişmesi gereken tek tarafın yalnızca “yönetim” olduğunu düşünür. Kendisini onların yerine koymaz. Suçlar, eleştirinin dozunu kaçırır, iletişimi yanlış yerlere çeker.</p>
<p style="text-align: justify;">36- <strong>“Mavi, beyaz, gri” yaka diyerek çalışanları hep kategorilere ayırır:</strong> Herkesin aynı gemide olduğunu, herkesin yaptığı işin bir değeri olduğunu unutur ve saygı duymaz. Birileri aşağıdadır, birileri yukarıda. Ona göre davranır ve tabi ki sevilmez.</p>
<p style="text-align: justify;">37-<strong> Fırsatları görmez, görse de değerlendiremez: </strong>Kabiliyetlerinin farkında dahi değildir. Kendine uygun fırsatları, boşlukları görmez bir türlü. E-postaları iyi okumaz, gelişmeleri değerlendirmez, aktif rol almaz. Sonra da “hakkımı yiyorlar” diyerek ah vah eder.</p>
<p style="text-align: justify;">38-<strong> Vermez, hep almak ister:</strong> Bilgiyi, tecrübeyi, kazancını paylaşmaz, yaymaz. Ama hep almak ister. Kendisi asık suratlı iken başkalarının kendisine hep gülümsemesini ister. Bildiğini kendisine saklarken, başkalarının kendisine hep öğretmesini ister.</p>
<p style="text-align: justify;">39- <strong>Boş içini dolu gibi satmak ister, konuşur da konuşur:</strong> Çok konuşur ama içi boştur. Bir şekilde geldiği görevin hakkını verememektedir aslında. Lafla peynir gemisinin yürümediği kısa sürede ortaya çıkar.</p>
<p style="text-align: justify;">40- <strong>Her şeyin kendi etrafında döndüğünü zanneder:</strong> Şirketin patronun kendisi olduğunu zanneder. Her şeyi, herkese yaptırabileceğini düşünür. “Herkes bana itaat etmeli, güç bende” der. Ve bu düşüncelerinin altında ezilir. Yaşamın tüm parametrelerine hükmettiğini düşünür. Evrendeki kuralları dahi anlamaz, zorladıkça zorlar. Düşüncelerini, davranışlarını dahi yönetemeyen bir insanın tüm yaşamı da yönetemeyeceğini de unutur.</p>
<p style="text-align: justify;">Başarılar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.markasizsiniz.com/2009/03/is-yasaminda-%e2%80%9ckaybeden%e2%80%9dlerin-40-ozelligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir müdür, bir yönetmen, yetişmeyen bir iş ve sonuçlar</title>
		<link>http://www.markasizsiniz.com/2009/02/bir-mudur-bir-yonetmen-yetismeyen-bir-is-ve-sonuclar/</link>
		<comments>http://www.markasizsiniz.com/2009/02/bir-mudur-bir-yonetmen-yetismeyen-bir-is-ve-sonuclar/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Feb 2009 15:03:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Esenli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[delege etmek]]></category>
		<category><![CDATA[geri bildirim]]></category>
		<category><![CDATA[insiyatif]]></category>
		<category><![CDATA[iş planı]]></category>
		<category><![CDATA[mesai]]></category>
		<category><![CDATA[Müdür]]></category>
		<category><![CDATA[plan]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[üst yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.markasizsiniz.com/?p=506</guid>
		<description><![CDATA[Müdür (M): Günaydın yönetmen, bu ayın cirosuna girmesi gereken sipariş faturalandı değil mi? Yönetmen (Y): Maalesef müdürüm, yetiştiremedik. M: Neden, nasıl olur, üst yönetime söz vermiştik ama, acil bir durum oldu her halde? Anlat. (Üst müdürlerden biri söyleniyor bu arada haklı olarak ve şöyle yapmak gerekiyordu diye tavsiyeleri sıralıyor) Y: Sistem yavaşladı müdürüm. Üç arkadaş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Müdür (M):</strong> Günaydın yönetmen, bu ayın cirosuna girmesi gereken sipariş faturalandı değil mi?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yönetmen (Y):</strong> Maalesef müdürüm, yetiştiremedik.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>M:</strong> Neden, nasıl olur, üst yönetime söz vermiştik ama, acil bir durum oldu her halde? Anlat. (Üst müdürlerden biri söyleniyor bu arada haklı olarak ve şöyle yapmak gerekiyordu diye tavsiyeleri sıralıyor)<span id="more-506"></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Y:</strong> Sistem yavaşladı müdürüm. Üç arkadaş girişleri yetiştiremedik. Saat 24:00 oldu ve faturayı basamadık.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>M:</strong> Neden o saate kaldınız? Cuma günü de mesai yapmıştınız üstelik.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Y:</strong> Eksik çıkan ürünler için siparişte düzeltme yapıldı müdürüm.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>M:</strong> Sistem sorununu bilgi işlem müdürüne haber verdiniz mi?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Y:</strong> Vermedik, zaten tatil, yurt dışı merkez bile düzeltemezdi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Müdür öğleye kadar moral bozuk gezinmektedir. Şefi tekrar çağırır ve sorar. </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>M:</strong> Bana gerçekleri söylemiyorsun, ne oldu Cumartesi, bana anlatır mısın?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Y:</strong> Müdürüm işin açığı, biliyorsunuz zaten Cumartesi’leri tam ekip çalışmıyoruz. Yine de yetişirdi ama;</p>
<p style="text-align: justify;">- Bir arkadaşın çocuğu aniden rahatsızlandı gelemedi.<br />
- Bir arkadaş uyanamadı ve geç geldi.<br />
- O siparişin haricinde gün içindeki siparişler de o kadar çoktu ki.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>M:</strong> Peki tüm bunları o anda nöbetçi müdüre haber verdin mi?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Y:</strong> Hayır</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>M:</strong> Yakın yerde oturan ekip çalışanlarını aradın mı?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Y:</strong> Hayır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>M:</strong> Hiyerarşideki ilk müdürün olarak bana ilettin mi?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Y:</strong> Hayır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>M:</strong> Bu işlem şirket için hayati bir konu olsa idi nasıl çıkardık işin içinden?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Y:</strong> Üzgünüm müdürüm.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>M:</strong> Üst yönetim yanlışı, yönetim, planlama zaafını kimde görür sende mi, bende mi?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Y:</strong> Tabi ki sizde müdürüm.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>SONUÇLAR;</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #800000;"><strong>1-</strong> </span>Yönetim sürekli takipte olmalı, belli aralıklarla geri bildirim almalı ve bu bilginin doğruluğunu sahaya çıkarak ölçmeli.<br />
<strong><span style="color: #800000;">2-</span></strong> Yönetim blok işlerin son saatini daha erkene çekerek mesai planını normalin dışında yapmalı.<br />
<span style="color: #800000;"><strong>3-</strong> </span>Alt yönetim ya da işin sorumlusu bu geri bildirimleri atlamamalı. Tüm sorumluluğu üstlenmemeli ve anında ilgili kişilere haber vermeli.<br />
<span style="color: #800000;"><strong>4-</strong> </span>Alt yönetim acil yardım çağırma gibi konularda hemen plan yapabilmeli ve bunu uygulamalı. Çözüm bulamıyorsa yine müdürlerine bilgi vermeli.</p>
<p style="text-align: justify;">Kısa günün büyük dersi. Başarılar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.markasizsiniz.com/2009/02/bir-mudur-bir-yonetmen-yetismeyen-bir-is-ve-sonuclar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İş dünyası kuralları, özellikle orta düzey yöneticiler için</title>
		<link>http://www.markasizsiniz.com/2008/11/is-dunyasi-kurallari-ozellikle-orta-duzey-yoneticiler-icin/</link>
		<comments>http://www.markasizsiniz.com/2008/11/is-dunyasi-kurallari-ozellikle-orta-duzey-yoneticiler-icin/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Nov 2008 08:49:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Murat Esenli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[delege etmek]]></category>
		<category><![CDATA[hata]]></category>
		<category><![CDATA[iş dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[kumpas]]></category>
		<category><![CDATA[liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[lobi]]></category>
		<category><![CDATA[mavi yakalı]]></category>
		<category><![CDATA[ölçmek]]></category>
		<category><![CDATA[raporlama]]></category>
		<category><![CDATA[sahnede olmak]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Network]]></category>
		<category><![CDATA[Tecrübe]]></category>
		<category><![CDATA[üst yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[uzlaşmacı]]></category>
		<category><![CDATA[yönetici]]></category>
		<category><![CDATA[zaman yönetimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.markasizsiniz.com/?p=326</guid>
		<description><![CDATA[- 10-15 yıllık tecrübenizi konuşturmanın tam zamanı. Hemen her konuda örnek bir hikayeniz vardır. Hava atmadan, dramatize etmeden paylaşın. Özellikle kriz yönetimi ve çözümü imkansız problemler karşısında. - Unutmayın, siz de bir zamanlar mavi yakalı gibiydiniz (her nekadar bu ayrım bana itici gelse de). Çalışanlarınıza liderlik, koçluk yapın. &#8220;Yöneticiyi yönetici yapan çalışanlarıdır&#8221; mantığını unutmayın. - [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>- 10-15 yıllık tecrübenizi konuşturmanın tam zamanı. Hemen her konuda örnek bir hikayeniz vardır. Hava atmadan, dramatize etmeden paylaşın. Özellikle kriz yönetimi ve çözümü imkansız problemler karşısında.</p>
<p>- Unutmayın, siz de bir zamanlar mavi yakalı gibiydiniz (her nekadar bu ayrım bana itici gelse de). Çalışanlarınıza liderlik, koçluk yapın. &#8220;Yöneticiyi yönetici yapan çalışanlarıdır&#8221; mantığını unutmayın.</p>
<p>- İşinizi sevmeseniz dahi, çok iyi yapmaya gayret edin. &#8220;İş hayatında her basamağı iyi değerlendirmek&#8221; kuralını unutmayın.<span id="more-326"></span></p>
<p>- İşi bilmelisiniz ama içinde kaybolmamalısınız. Sorumluluk verin, delege edin ve takip edin.</p>
<p>- Üst yönetime yakın olun ama yalakalık yapmayın. Öneri getirin, sorun, öğrenin. Ve onların hassasiyetlerine öncelik verin. Yanlış olduğunu düşünyorsanız lobi çalışmalarına başlayın, kamuoyu oluşturun ama sakın çıban başı olmayın.</p>
<p>- Zamanınız daha da azaldı değil mi? En doğru ve özet bilgiye daha hızlı ulaşmanın yollarını arayın. Teknolojiyi kullanın.</p>
<p>- Giyiminize özen gösterin. &#8220;Ye kürküm ye olayı&#8221; daha önemli olacak.</p>
<p>- Hem aileniz, özel yaşamınız için, hem de işleri yetiştirebilmek için size zaman kaybettiren ne varsa silmeye başlayın. Eski alışkanlıklar değişmeli.</p>
<p>- Hedefinizdeki departman ya da konum için daha özel gayret gösterme zamanı. Bu bir finans departmanı ise bu konuya özel her şey kapsama alanınızda olmalı. Özellikle örnek vakalar ve kişiler rüyalarınıza girmeli.</p>
<p>- Üst yönetim sizden net cevaplar bekleyecektir. Kesin tarihler, planlar, yaptırımlar v.s. Politik konuşmayı, yuvarlak laflar etmeyi bırakın.</p>
<p>- Ölçün, olabildiğince ölçün. Hem çalışanlarınıza, hem ekibinize bunu empoze edin. Raporlama canavarı olun. Emin olun herkes karşınızda ölçerek konuşmak zorunda kalacak. Ve tabiki akla karayı ayırmanın kolay yolu değil mi!</p>
<p>- Hatalarınızı kabul edin ve nasıl düzeltebileceğinizi net olarak üst yönetime iletin. Hata affedilir ama çözüme gayret etmemek affedilmez.</p>
<p>- Kuruma, markaya saygı duyun. Dedikodulara, saygısız tepkilere karışmayın. Objektif olmanın da yeri ve zamanı olduğunu unutmayın ama. En azından nötr kalmayı bilin.</p>
<p>- Hem kendi cebinizden, hem şirket bütçesinden ayırabildiğiniz kadar eğitiminize harcayın. Dil öğrenme, yönetim ve liderlik ya da işinizle iligil profesyonel eğitimler, seminerler, konferanslar.</p>
<p>- Entellektüel bilginizi mütevazi bir şekilde ifade edin. Sadece iş konuşmayın, muhabbetlere katılın. Gereksiz, abartıya kaçmadan.</p>
<p>- İnsiyatif kullanmaktan korkmayın ama “kırmızı çizgi” kurallarına kesinlikle uyun.</p>
<p>- Toplantılara zamanında gidin ve toplantıda sıkılsanız dahi uyumayın.</p>
<p>- Telefon ve mailleri cevapsız bırakmayın. Ama gerekli, gereksiz her mesajın size gelmesini hemen engelleyin, sorumlu adresi iletin, yönlendirin.</p>
<p>- Hep masanızda oturmayın, sadece beyniniz değil vücudunuz da çalışsın. Sahnede olmak önemli.</p>
<p>- O şirkette yükselmek istiyorsanız kişi ve departmanların duruşunu iyi gözlemleyin. Ayak oyunlarına gelmeyin. Herhangi bir kumpas ile karşı karşıya olduğunuzu sezdiğiniz anda yöneticilerinizle paylaşın. Bu kumpası onlar kuruyorsa zaten olay bitmiştir.</p>
<p>- Özgeçmişiniz sürekli hazır olsun. Fırsatları takip edin. Ama o iş senin, bu iş benim gezip durmayın. Piramitteki konumunuzu kaybetmemeye çalışın.</p>
<p>- Internetteki sosyal networklerde kendinizi tanıtın, ilişkiler ağınızı genişletin, faydalı bilgiler sunun. Hem iş dünyasında, hem özel yaşamınızda. Beklentisiz olarak önce faydayı siz sunun. Karşılığı gelirse gelir, gelmezse de tecrübe olur, kişisel markanıza değer katar.</p>
<p>- En aksi, en ters genel müdür ya da yönetim kurulu başkanlarına karşı stratejileriniz olsun, hemen pes etmeyin. Onlar için oyunun kuralları ne ise belli zamanlarda o şekilde oynayın.</p>
<p>- Özel yaşamınızdaki kaliteyi artırın. Ne de olsa maaşınız da iyidir. Burnu yükseklerde olmayın ama belli bir yaşam stiliniz olduğunu ve buna çok önem verdiğinizi iş yerindekilere hissettirin. Yetenekleriniz, hobileriniz, yaşam felsefeniz v.s. Bu konuda açık olun. Size güç katar.</p>
<p>- Uzlaşmacı ve çözümcü olun. Sakinliğinizi koruyun. Ses tonunuzdan, vücut dilinize varana kadar size bakanlar daha da stres olmasın, huzur bulsunlar.</p>
<p>- Korkuyor olsanız dahi belli etmeyin. Duruşunuz, bakışınız hep kendinden emin bir görüntü vermeli. Yoksa böcek gibi ezer geçerler.</p>
<p>- Yaşamınızdaki en önemli proje sizsiniz unutmayın. Aileniz, sağlığınız, yaşamdaki toplam huzurunuz işten daha önemli. Kendinize ve ailenize zaman ayırın. Bahane üretmeyin, daha planlı olun yeter.</p>
<p>- Kahraman olmaya çalışmayın, kahraman diyerek alkışlayan herkese de kanmayın. Unutmayın ki, kimler geldi geçti o süreçlerden.</p>
<p>Bu maddelerin her biri için örnek hikayelerinizi hatırlayarak bir karne çıkarın. Performansı en düşük maddeleri anlık, saatlik, günlük takibe alın. Bunu sizin için için eşiniz bile yapmaz emin olun. Sızlanmayı bırakın ve bu takibi vücudunuzun bir refleksi haline getirin.</p>
<p>Unutmayın, marka sizsiniz, reklamınızı yapın.<br />
Saygılarımla.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.markasizsiniz.com/2008/11/is-dunyasi-kurallari-ozellikle-orta-duzey-yoneticiler-icin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
