Hayat bir yol, pek çok patikalardan oluşan bir yol. Aslında dar, dolambaçlı, inişli çıkışlı, belki de üzerimize doğru hızla gelen bir yol. Bu yolu biz mi gidiyoruz, o mu geliyor pek belli değil. Zaman faktörü böyle bir şey değil mi, durduramıyoruz işte. İnsan en değerli varlık,  negatif ve pozitif anlamda potansiyelini daha derinlere taşıyabilecek başka bir varlık yok. Doğduğundan itibaren zihnine, kalbine, ruhuna, vücuduna yüklüyor bir şeyleri ve ölene kadar taşımaya başlıyor. Hayatın zorlu parkurunda koşuyor da koşuyor. Sanki bir lokomotifin içinde, tüm vagonları hedefine sağ salim ulaştırmaya çalışan bir makinist gibi.

3 yıla yakın bir zamandır kişisel marka yaratma süreci ve yönetimi ile ilgili çalışmalar yapıyorum. Yakın zamanda da sürekli eğitimler vermeye başladık Marka Sizsiniz olarak. Bu işi anlatmak kolay. Çıkarsınız sahneye, konuşursunuz. Bildiklerinizi uzun uzun anlatırsınız. Ya uygulaması nasıl olacak. Hayatın tüm parametrelerini biz yönetmiyoruz ki! Hatta belki de daha küçük parçaya ayrılamayacak derecede küçük ve silik ince bir çizgi gibi irademiz var, çok zayıf yani. O zaman daha dikkatli olmak zorunda olduğumuz kesin. Bu gibi düşüncelerle kişisel markalaşma sürecini önce bir diyagram haline getirmeye çalıştık. Ve daha sonra bu adımların her birini hayatın raylarında taşınması, çekilmesi ve sürekli kontrol edilmesi gereken  bir vagon şeklinde ele aldık. Doğal olarak bu vagonları çekecek ve yönetecek bir lokomotif gerek. O da “siz” den başkası değil tabi ki. Böylece aşağıdaki şekilde bir diyagram ortaya çıktı.


6 Şubat Pazar günkü 360° Kişisel Marka Eğitimi‘nde bu sürecin nasıl yönetileceğini ayrıntılı olarak incelemeye çalıştık. Makinistin, yani sizin önünüzdeki kontrol panelinde SWOT analiziniz, kişisel marka sözünüz ve kişisel misyon beyanınız gibi sizi çok iyi anlatan bilgileriniz ve hedefleriniz var diyelim. Ve her bir vagonun detaylarını biliyorsunuz makinist olarak. Gün içinde iki farklı raydan gidiyorsunuz. Biri özel yaşam rayları, diğeri ise kariyer hayatının rayları. Bakmayın şekildeki gibi ayrı olduğuna her iki ray gün içinde birbiriyle kesişebiliyor ve karmaşık hale gelebiliyor. Ama neticede yönetilmesi gereken vagonlar aynı ve lokomotif de.

Henüz amatör sayılırım ve yolun başındayız daha. Eleştiri ve önerileri dinliyoruz ve düzeltmeye, geliştirmeye çalışıyoruz. Kişiyi 360° inceleyen bu eğitim içeriğinin ve özellikle uygulamalarının tipik kişisel gelişim eğitimlerine göre farklı bir yöntem olduğunu düşünüyorum. Bu çalışmalar sonunda ortaya farklı bir CV çıkıyor aslında, alternatif cv gibi. Yani, ben buyum, bunu yaparım, şu şekilde yaparım diyorsunuz ve çevrenize ısrarla bu mesajı sunuyorsunuz.

6 Şubat’taki eğitimimizin nasıl geçtiğini ve sonuçlarını bir sonraki yazımda paylaşacağım. Detayları dinlemek, anlamak ve uygulamaya başlamak için bir dahaki eğitimlerde buluşmak üzere diyelim. 26 Şubat’ta ikincisini yapmayı planlıyoruz. Kişisel Marka Lokomotifi’nizi yaşamınız boyunca daha, daha profesyonel bir şekilde kullanabilmeniz dileği ile.

Saygılarımla.

« « Kaç “Pazar” tatilinizi gerçekten kendinize ayırdınız?|

Yorumunuz: