26 Aralık Pazar günü gerçekleştirdiğimiz Kişisel Markalaşma Semineri benim için gerçekten de 2010’un son meyvesi oldu. Umarım katılımcılar için de faydalı olmuştur. İnsana ve hayata dair değinmediğimiz konu kalmadı nerdeyse. Detaylı bir eğitim ya da atölye çalışması şeklinde değil de amaç “kişisel marka” olmak konusunda farkındalık yaratmak ve bazı ipuçları vermek idi. Bir hayli ipucu verildi ve her sunumda ince bir kitap içeren cümlecikler vardı.

Katılımcılar gerçekten de “katılımcı” oldular. Bol bol sorular ve yorumlar geldi sunumu yapanlara. Kişisel markalaşmaya özel sunumumda bu sürecin nasıl yönetilmesi ile ilgili maddelere geçince herkes detay istedi ama bana ayrılan süre yetmedi tabi. Öğleden sonra küçük atölye çalışması ile kişisel marka sözü yazma çalışması yapıldı. İnsanın kendini tanıması, sorgulaması, hedefler belirleyerek aksiyon planını uygulamaya alması ile ilgili çok soru geldi. İlginç olan, seminer boyunca hiç ummadığınız bir nokta daha çok konuşuluyor. Örneğin “işten eve değil, yine işe gidin” diyerek özel yaşamımızın, ailemizin en önemli hayati projemiz olduğunu vurgulamaya çalıştığım cümle çok etkili olmuş. Herkes kariyer yolunda kişisel markalaşmayı ve dolayısıyla parayı merak ediyor ama asıl sorun genelde özel hayattan gelir. Mart 2009’da yazdığım İşten eve dönmeyin, yine “iş”e gidin yazısını okuyabilirsiniz. Zaten bir anlamda kişisel marka olmak ailede başlar bence.

Sırada Erhan Köseoğlu vardı ve harika bir sunum yaptı. Sahnede duruşu ve katılımcılarla iletişimi örnek alınacak kadar profesyonel idi. Çevremizle olan iletişimimizden, algılardan, zihin dünyamızdan, beden dilinin öneminden, farklılıklarımızı vurgulamaktan ve hedeflere odaklanmaktan bahsetti ve renkli bir sunum gerçekleştirdi.

Sonrasında Melih Arat Bey de görüntülü konferans şeklinde seminere katıldı. Verdiği gofret, lokomotif, Mado, Pavarotti, Nasuh Mahruki ve papyon örnekleri ile kişisel markalaşma sürecini 20 dakikada özetlemiş oldu. Sanki seminer salonunda canlı sunum yapmış kadar etkili olduğunu ifade etti katılımcılar.

Ümit Hayri Koç ise görüntülü konferans olarak değil de seminer salonunda katılımcılarla buluştu. Bizi, kişilik, karakter, kalıplar, bilinçaltı, çocukluk eğitimi vs. derken çok derinlere götürdü ve kendi koçluk ekolünden, yüzleştirici soru sorma yöntemlerinden bahsetti. -9’dan başlayarak 24 aya kadar bir çocuğun değişmesi pek de mümkün olmayan kalıpları nasıl öğrendiğini anlattı. Yani “delta” bilinç seviyesinde her şeyi  sünger gibi çekmeleri.

Son olarak ilginç bir konu vardı seminerde. O da yıldız haritalarını yorumlamak ve astrolojinin hayatımıza etkisi ile ilgili. Eleştirenler de sorgulayanlar da oldu ama birçok kişi Eray Sarıca’nın etrafında yıldız haritasına baktırıyordu. Amaç doğum anımızın ve evrensel konumun hayatımız üzerindeki etkisini vurgulamaktı. Özellikle iş ve özel ilişkilerin geleceğini tahmin edebilmek açısından faydalı bilgiler verdi.

2010’un son Pazar gününü kendisine yatırım yapmak için ayıran ve seminere gelen arkadaşlara ve sunumu yapan tüm danışman, eğitmen arkadaşlara teşekkürlerimi, saygılarımı sunuyorum. Marka Sizsiniz’in 2011 yılı için planlan eğitim, seminer ve atölye çalışma detaylarını pek yakında web sayfamızda görebileceksiniz.

DÜZELTME ve ÖZÜR; Bu seminerin ta en başından sonuna kadar yanımda olan ve organizasyonun tüm detayları ile ilgilenen Zehra Ağdaş Ekinci hanımefendiye de teşekkür ederim. Onun tecrübesi birçok eksikliği giderdi. Yazıyı hızlıca ve dalgın bir şekilde hazırlayınca unuttum. Özür diliyorum.

2011’in, kişisel markanızı daha çok geliştirebileceğiniz ve çevrenizde daha etkin konumlanarak dolu dolu iç huzur ile  başarıdan başarıya koşacağınız bir yıl olmasını dilerim.

Saygılarımla

« « Bir mektup var!| 2011′i paketlemek, ama nasıl? » »

Toplam : 2 Yorum var

    Meral Horasanlı Aralık 29th, 2010 at 2:34 pm

    Tüm yaşanmış, hüzünlü, başarılı ve zorlu anılarıyla geride bıraktığımız 2010 yılına veda ederken , Marka Sizsinz’in bir takipçisi ve Murat Esenli’yi tanımış olmaktan dollayı gururluyum .Yeni hedeflerimiz, umutlarımız ve heyecanımızla birlikte, lezzetli bir Seminer izledik ve ceplerimiz dolu döndük.Bizlere , yaşatılan bu güzel gün için,Murat Esenli ,Erhan Köseoğlu,Melih Arat,Ümit Hayri Koç,Eray Sarıca’ya ve tebessümü ile bizleri karşılayan Zehra Ağdaş Ekinci’ye sonsuz teşekkürler.Gireceğimiz 2011 yılı başarı, huzur, sevinç dolu yılınız olsun. Meral Horasanlı

    Aysun Çetinkaya Ocak 5th, 2011 at 1:07 pm

    Merhaba: ”MARKA SİZSİNİZ”semineri 2010 yılında katıldığım seminerlerin içinde güzel bir anlam kattı yaşantıma.Tüm arkadaşlara,emeği geçenlere saygı ve sevgilerimi sunuyorum.Ve sezgilerim diyor ki:Bir daha bu güzel seminer ve sunumlarda ”markanı da ortaya koyarak sen de renk katacaksın”..Murat Bey başta siz olmak üzere tüm arkadaşların 2011 yılında da güzel projelerle markalaşma yolculuğunda başarılar diliyorum.İyi ki varsınız..Erdemli,mütavazı,bilgi ve emek içeren paylaşımlarınız için teşekkürlerimi ve saygılarımı iletiyorum.Diksiyon ve iletişim konularında işbirliği dileklerimle..Her şey gönlünüzce olsun.

Yorumunuz:


Add a comment on FriendFeed