Merhaba, Marka Sizsiniz diyerek yola çıktığım tarihten bu yana aslında bir yıl geçti. Eski versiyonu pek kimse hatırlamaz. Haziran 2008’de açılmıştı sayfa. Orada bir kitapçık yayımlamıştım ve bazı marka insanlar vardı o kadar. Asıl başlangıcı, yeni tasarımla birlikte, Blogspot’tan çıktığım tarih olan Kasım’ın ortaları olarak kabul ediyorum. 164 yazı paylaşmışım bugüne kadar sizlerle. Fark etmişsinizdir kişisel marka yönetimi ile başladım ama hayata dair insanı etkileyen bir çok önemli konuya değinmeye çalıştım. Çünkü bireysel markalaşma yaşamın her anı için geçerli. Her bir yazıdan bir madde, bir cümle örnek olabildi ise benim için büyük mutluluk. Ama bildiğiniz gibi her yazıda bir çok madde var örnek alınması gereken. Çok güzel yorumlar, tepkiler geldi bir çok kişiden. Herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Son 2-3 aydır iş yoğunluğundan ve tatillerden dolayı yazıları biraz aksattım. Biraz da hızlı gittiğimi düşünerek dinlenmeye çekildim dersem yalan olmaz. Bu süre içerisinde bana gelen talepleri düşündüm “nasıl yardımcı olabilirim” diye. Eğitim istekleri, kariyer – yaşam koçluğu isteyenler, yazı isteyenler v.s. Biliyorsunuz, Marka Sizsiniz resmi bir kurum değil. Ama kendi çapımda özel hizmetler vermeye çalışıyorum fırsat buldukça.

Bugünlerde Marka Sizsiniz “Atölye” ve Marka Sizsiniz “Kişisel Marka Yönetimi” paketi analizlerimi, iş akışlarımı ve formatlarımı hazırlıyorum. Aslında uzun zamandır kuluçkada bekliyordu bazı fikirler. Hazır olduğunda, program özellikleri ve tarihleri belirlendiğinde sizlere bilgi vereceğim. Şimdilik profesyonel iş yaşamım ile birlikte devam edeceğim. Gelen talep ve kazanımlara göre kurumsallaşmaya, belki de tekrar girişimci olup olmamaya karar vereceğim.

Ben de memleketimi, insanımı tanıyorum herkes gibi ama son bir yıldır bu işle yoğun ilgilenince gerçekten ne kadar çok ihtiyaç olduğunu anladım. Faydalı olmak en başta vicdani bir sorumluluk. Hayatın zorlukları benim için de sizler için de geçerli. Su gibi ihitiyacımız var bazı beslenme kaynaklarına. Bu bir kitap olur, web sayfası olur, danışman olur, koç olur, dost olur v.s. İletişimin hızına yetişemiyoruz ama yeterince verim alarak yönetemiyoruz da. Herkes birbirine daha yakınlaşmış gibi oluyor ama kalpler uzaklaşınca bir anlamı kalmıyor. Ve takip yöntemlerimiz, kontrol noktalarımız, planlarımız, gerekli araçlarımız yok denecek kadar az. Her şeyi birbirine karıştırıyoruz iş, aile, aşk, arkadaş, para, kişisel sorunlar v.s. Neyse yazılarımda tüm bu konuları ele almaya çalışıyorum zaten.

“Acele etmiyorum” bir önceki yazımda belirttiğim gibi. Allah sağlık versin daha konuşacak, yazacak, yapacak o kadar çok şey var ki. Vermeyi de, almayı da bilene yarayacak hepsi.

“Atölye” ve “Kişisel Marka Yönetimi” paketi ile ilgili düşüncelerinizi, önerilerinizi, taleplerinizi beklerim.

Saygılarımla.

« « Acele ettik de ne oldu?| Kişiler ne zaman markalaşır, KOBİ’ler de ancak o zaman markalaşır. » »

Yorumunuz:


Add a comment on FriendFeed