Bugünlerde hayatıma radikal değişiklikler  verebilecek bir kararı analiz ediyorum. İki haftadır yoğun bir şekilde devam ediyor. Konusunu ve sonucunu burada anlatmaya gerek yok. Kariyer, iş, maddi v.s. bir çok şeyi etkileyebilir. Asıl önemli olan bu süreçte neler yaşadığımı, öğrendiğimi ve tekrar tekrar hatırladıklarımı anlatmak istiyorum;

1- Aslında her kararın arkasında büyük sebepler yattığını öğrendim. Çocukluk hayalleri, özentileri, hırsları, travmaları v.s. Ve siz birine bu konuyu danıştığınızda büyük ihtimalle buz dağının altta kalan kısmını fark edemeyeceği ya da kendi algıları ile yorumlayacağı için derdinizi tam olarak anlatamayabilirsiniz. Sakın üzülmeyin, herkesin hayata farklı bir bakış açısı vardır ve asla danıştığınız kişilerin önerilerini duymazdan gelmeyin. Akıl akıldan üstündür.

2- Bir sorunu çözerken, bir kararı verirken üzerinden zaman geçtikçe çok fazla dallanıp budaklandığını ve asıl çıkış noktasındaki kaldıraç görevi gören “neden”i kaybettiğimi fark ettim. Buna sıfır noktası diyebiliriz. Bu noktaya hemen ama hemen dönmem gerektiğini anladım.

3- Karar verme sürecinde, konunun farklı olabileceği ama kalıpların aynı kalması durumda sonuçların da bizi aynı hataya sürükleyebileceğini öğrendim. Aynı hata kalıbını kimse doldurmak istemez değil mi!

4- Her karara bir ticaret yapıyor gibi bakılması gerektiğini fark ettim. Hem maddi hem de manevi olarak. Finansal hesaplama gibi karlılık analizlerine benzeyebilir. Sadece paradan, yatırımdan bahsetmiyorum en değerli şey olan tüm yaşamınızın ticaretini yapıyorsunuz, unutmayın.

5- Hayata dair hesaplar yaparken insanların aslında net verilerle oynayabildiğini anlamaya çalıştım. 1+1=3 yapmaya çalışmak gibi. Matematiksel sonuçların göz ardı edilmeden realitenin görülmesi gerektiğini öğrendim. 

6- Her kararın başkaları için de olumsuz sonuçlar, riskler doğurabileceğini ve her an buna hazır olmaları gerektiğini anladım. Yani her şey “çantada keklik” olmuyor hiç bir zaman. Parametreler, değişkenler hiç yerinde durmuyor ki yaşamda.

7- Sağlığın ve huzurun her kararda en ön planda tutulması gereken şeyler olduğunu bir kez daha anladım. Bir şeylerin, birilerinin rağmına karar almanın kul hakkından, hırs hasarına varıncaya kadar insana bir çok kayıplar getirebileceğini fark ettim.

8- Cesaretin, girişimin, risk almanın da bir usulü olması gerektiğini düşünüyorum. Gemileri yakmanın ne demek olduğunu iyi anlamak gerek. Ve cahil cesaretini zaten anlamış olmak gerek.

9- Ertelenen hayallerin, girişimlerin, denemelerin zaman ilerledikçe daha zor yapılabilir hale geldiğini fark ettim. Yani her şey zamanında olabiliyorsa ne güzel. Ama olmuyorsa da “40 yaşından sonra üniversite okunur mu” gibi sorular sormayın lütfen. Gerekiyorsa, bir şekilde o-ku-na-cak. 

10- Kendine dahi fazla gelen, kabına sığmayan, büyük hedefler rüyasını süsleyen, amaçlarına ulaşamadığı için uykuları kaçan ve en önemlisi de insanlığa daha çok nasıl faydalı olabilirim diye çırpınan insanların hiç mi hiç sakinleşemeyeceğini öğrendim. Gözlerdeki o parıltı, içteki o heyecan ölene kadar dinmeyecek eminim. Bu insanların kararları sanırım yıllar sonra daha iyi anlaşılacak. 

Bunun gibi onlarca madde yazabilirsiniz. Hangi süzgeçten geçmesi gerekiyorsa geçecek. Ve karar öyle verilecek. “Çok zaman alır, ben o kadar bekleyemem, zaten çok hızlı karar verebilme yeteneğim var” diyorsanız o başka! Ama unutmayalım ki bugünkü doğrularımız on yıl sonra da kesinlikle doğrudur diyemeyiz.

Kılı kırk yararcasına, bin düşünüp bir karar verebilmemiz dileği ile.

Saygılarımla.

« « Allah, Olé, God, Tanrı ve Elizabeth Gilbert| Denedim ama olmadı! » »

Toplam : 3 Yorum var

    Gökhan Doğan Mayıs 23rd, 2009 at 11:50 pm

    Murat bey yazdığınız tüm maddelere bende katılıyorum ve dediğiniz gibi daha bir çok madde eklenebilir. Ben kendi tecrübelerime bakdığımda en çok iki numaralı madde üzerinde duruyorum.
    Önemli bir karar arifesinde izlediğim yöntem kötü senaryo, ayağı yere basan senaryo ve iyi senaryo şeklinde üç model oluşturmak, zihin haritası kullanarak bu modeller üzerinde çalışmak,sonrasında tüm seçenekleri değerlendirmek ve bir karar almak şeklinde oluyor. Aldığım kararın üzerinden 24 saat geçmesini bekliyor ve bir kez daha değerlendiriyorum. Burada benim önemsediğim bir kavram olan sezgilerimi dinlemeye çalışıyorum. Eğer bu yöntemde karar aldıktan sonra üzerinden 24 saat değilde örneğin bir hafta geçmesini beklersem yazdığınız 2 numaralı madde devreye giriyor karar almakta inanılmaz zorluk çekiyorum.
    Son olarak karar alırken tüm bu mantık yöntemlerinin bir yere kadar işe yaradığını ve kesinlikle uygulanması gerektiğini ama şans, kader, kaos teorisi gibi faktörlerin etkisininde bir şekilde var olduğunu düşünüyorum.
    Umarım mümkün olan en sağlıklı kararları en gerekli anlarda alabiliriz. Bu güzel yazı için teşekkürler.

    Murat Esenli Mayıs 24th, 2009 at 1:25 am

    Gökhan, ne güzel yorumlar gönderiyorsun, teşekkür ederim. Zihin haritası gibi yöntemleri kullanmak ve ara bekleme süreleri oluşturmak gerçekten önemli. Bekleme süresini uzun tutarak çok fazla düşünmeye ve konuyu dağıtmaya, herkesle konuşmaya başlarsan gerçekten karar vermek zorlaşıyor. İfade ettiğin gibi hangi yöntemi uygularsak uygulayalım kader, şans gibi faktörler gerçekten önemli. Bu güzel yorumlarını her yazımda merakla beklerim. Hatta mümkün ise Marka Sizsiniz’e yazı da gönderebilirsin. Çok teşekkürler.

    ismail DAĞLI Haziran 10th, 2009 at 12:01 pm

    Her maddeniz çok mantıklı murat bey.Karar almada en büyük sorun objektif olmak bence.Bende kendimden bir örnek vermek isterim.Her sorunumu swot analizi ile çözmeye çalışıyorum.Bunu bana Günsu Başer Hanımefendi öğretmişti.Yararlı olduğunu düşünüyorum.Tek sorun herzaman ojektif olarak mı düşünüyorum diye beynimi kurcalamaktayım.Ellerinize sağlık

Yorumunuz:


  • May 22, 2009 at 7:33 pm MugeCerman
    "Her karara bir ticaret yapıyor gibi bakılması gerektiğini fark ettim. Hem maddi hem de manevi olarak. Finansal hesaplama gibi karlılık analizlerine benzeyebilir. Sadece paradan, yatırımdan bahsetmiyorum en değerli şey olan tüm yaşamınızın ticaretini yapıyorsunuz, unutmayın."
  • May 22, 2009 at 7:33 pm Murat Gök
    Sağlığın ve huzurun her kararda en ön planda tutulması gereken şeyler olduğunu bir kez daha anladım. Bir şeylerin, birilerinin rağmına karar almanın kul hakkından, hırs hasarına varıncaya kadar insana bir çok kayıplar getirebileceğini fark ettim.
  • May 22, 2009 at 7:34 pm Sinan Ata
    herşeyin ticaret kadar basit,sade olmasını dilemişimdir hep.
  • May 22, 2009 at 8:39 pm Kemal Saraçoğlu
    Dostum görüşmemiz ne zaman? Burnuma güzel kokular geliyor...
  • May 22, 2009 at 8:48 pm MugeCerman
    28 mayıs perşembe Cevahir'de yapılacak e-tohum'da buluşmaya ne dersiniz?
  • May 22, 2009 at 8:51 pm Murat Esenli
    E-tohum kaçta başlıyor?
  • May 22, 2009 at 9:03 pm MugeCerman
    17.30 hep aynı

Add a comment on FriendFeed