Yeni tanıştığınız, katvizitini aldığınız ya da sadece mail, telefon, sosyal ağlarla irtibat kurduğunuz kişiler yaşamınızda ne kadar yer alıyor. İlişki dünyanızdaki her bireyin size olan katkısını ve sizin ona sağladığınız fayda değerini nasıl ölçüyorsunuz? İşte bazı kriterler;

- Ne kadar tanıdınız, kendinizi ne kadar tanıttınız? Birlikte bir yemek yiyerek güzel bir sohbet ettiniz, ya da birlikte hiç seyahat ettiniz mi?

- Özel ya da iş yaşamınızda hangi kategoride? Arkadaş adayı, arkadaş, dost ya da sadece bağlantı mı, hangisi?

- Ne kadar sıklıkta, hangi nedenle, hangi iletişim kanalları ile irtibat kurmanız gerekiyor, sizin için önem derecesi ne?

- Ne fayda sundunuz, o size ne fayda sundu, beklentiniz var mı? Buradaki fayda, direkt çıkar ilişkisinden farklı, “katma değer” şeklindedir.

- Kişisel markanızı, başkalarına virütik şekilde yayabilecek pazarlama kapasitesi var mı?

- O’na göre siz nesiniz, size göre O, ne ifade ediyor?

- En son ne zaman, hangi kanalla irtibat kurdunuz?
      o Telefon
      o E-posta
      o Sosyal ağ
      o MSN, chat, Gtalk v.s.
      o Yüz yüze

- Sizde bıraktığı kişisel marka algısı, ölçüsü ne oldu? Aynı soru sizin için de geçerli.

- Kariyer ya da özel yaşamınızda size liderlik, mentorlük yapabilecek özelliklere sahip mi?

- Bu kişi ile iletişim kurduğunuzda O da, siz de huzur buluyor musunuz?

- İlişkiler ağınızda, önemli bir yer tutması gerektiğini düşünerek bu yönde hangi adımlar atıyorsunuz? O kişi de aynı şekilde mi düşünüyor?

Diyeceksiniz ki, “bu kadar kasmaya ne gerek var, bu sorgulama ile ne arkadaş bulunur, ne dost, ne de lider”. Bu cümleye, “hayır” cevabını vermek zorundayım.

Yaşamdaki her şeyin bir sebebi ve kuralı vardır. Siz bu kuralları uygulamıyor gibi görünürsünüz ama kişiliğiniz, karakteriniz, tecrübeniz, yaşama bakışınız v.s. tüm filtrelerle düşünce ve davranışlarınıza, kendi kurallarınız çerçevesinde yön verirsiniz aslında. Bir refleks hızı ve rahatlığı vardır o kadar.

Yanlış anlaşılmasın lütfen. İnsanları etiketlendirin, ayrım yapın, küçümseyin, takmayın demiyorum. Aksine sıfır noktasında durma ve saygı ile ile ilgili o kadar çok şey yazdım ki! Sadece “dikkat” diyorum. “Algılarınızı bozan, düşünce sistematiğinizi alt üst edecek her şeye, herkese dikkat edin” diyorum. Sosyal medyadaki ilişkiler ağınızı genişletirken kendiniz için çok uzun olmayan bir kriter listesi oluşturun. Göreceksiniz ki çok fazla eleme yapmak zorunda kalacaksınız. Yıllar sonra yaşamın hamallığını yaptığınızı farkederek bunu yapacağınıza, baştan yapmanız daha mantıklı değil mi?

Ben yaptım da, oradan biliyorum.

Saygılarımla.

« « Bir insan, bir kampanya ve kişisel markalaşma.| Ben sihirbaz değilim ki ! » »

Yorumunuz:


  • December 31, 1969 at 4:33 pm Mert Erkal
    Katılmamak elde değil, az olsun öz olsun, bir süre sonra sosyal ağın pençesine düşmek de olası :)

Add a comment on FriendFeed