Bir insan; her ne kadar daha önce hakkında bir yazı yazmış olsam da genç yaşına rağmen anlatmakla bitmiyor desem abartmış olmam. Kıskanıyor muyum ne, aman nazar değmeyelim : ) Tabi ki Ahmet Kirtok’tan bahsediyorum. Türkiye’ye geldiğinde tanışma ve sohbet etme fırsatımız olmuştu. Ayrıntılarına buradan ulaşabilirsiniz. Nasıl biri olduğunu anlama adına, önceki yazıma ek olarak bir örnek daha vereyim;

Geçenlerde, İngizce blog yazma ve blogdan ticari fayda yaratma üzerine bir iki paragraflık mail yazdım. Doğal olarak “kısa, idare eder tarzda ve aradan biraz zaman geçince cevap gelir” diye düşünürken bir cevap geldi. “Murat hocam mailini geç saatte okuayabildim, uyumam gerekiyor, uyanınca cevaplayacağım”. Bir de ne göreyim, iki A4 sayfası şeklinde, hani dünya çapında bir blogda yayınlanabilecek “paylaşım” gibi bir yazı. Ne kadar hızlı, aksiyoner, mütevazi ve tabi trend vizyoneri olduğunu anlatıyor zaten.

Bir kampanya, diyerek de Ahmet’in blog takipçilerine vermek istediği hediye ile ilgili. Ayrıntılara http://www.kirtok.com/tr/kirtokcom-blog-yarismasi-flip-minohd-kazanin/ adresinden ulaşabilirsiniz. Bu şansı kaçırmayın. Ve bu gibi hareketleri blogu, web sayfası olan arkadaşların uygulamasını şiddetle tavsiye ederim.

“Kişisel markalaşma” diyerek gelelim asıl konuya. Ahmet, kampanya ile ilgili yazısında “kişisel blogunu açmadan önce ne düşündü ise aynı düşüncenin devam ettiğini ve tüm bu çabalarının kişisel markalaşmasına ne de çok katkıda bulunduğunu anlatıyor. (Beni de örnek vermiş, teşekkür ediyorum)

Evet, yaşamda attığımız her adım kişisel markamızı bir yerlere götürüyor. Özellikle Yımaz Erdoğan’ın mutfağından çıkan “çok güzel hareketler bunlar” tiyatrosu gibi. Frienfeed, Twitter, Xing ya da Linkedin gibi sosyal medya aplikasyonlarının faydaları. Fakat bu faydayı herkes keşfedemiyor, keşfetse bile harekete geçmiyor, değerlendiremiyor. Çünkü, cahilliğini kabul etmiyor, bilgisini paylaşmıyor, çevresine faydalı bir şeyler sunmak için çırpınmıyor, kıskanıyor, egosuna sığınıyor ve tüm bunları toplayınca da sonuç olarak kişisel markasını yerlerde süründürüyor.

Birkaç ismi daha örnek vereyim. Lütfen ad geçmeyen arkadaşlar alınmasın, örnek olsun diye yazıyorum sadece.

Burak Dönertaş, sosyal medyayı doğru kullanarak, küçük ama hacmi ve cirosu artan destekleri ile girişimcilik alanında örnek oluyor.
Mert Erkal, her şeyi göze alarak Blogger olma ve gelir elde etme üzerine herkese cesaret veriyor.
Uğur Özmen, o kadar tecrübesini kendine saklamıyor, paylaşıyor, paylaşıyor, bazen de haşlıyor.
Müge Çerman, o kadar telaşesi olmasına rağmen benim diyen gençlere taş çıkaracak bir performansla katılımcı oluyor, motive ediyor, aklınızı başınıza toplayın diyor.
Şekip Can Gökalp, yurt dışı tecrübesini Türkiye’ye taşıyor, koşturuyor, örnek oluyor.

Bunlar ilk anda klıma gelenler. Eğri oturup doğru konuşalım arkadaşlar; aslında bir çok hareketimizin sonucunda bir şeyler bekliyoruz. Ve bu beklentimizin daha çok, daha etkili katma değerler yığınına dönüşmesini ve virütik şekilde yayılmasını istiyoruz. Adına şöhret deyin, ne derseniz deyin. Önemli olan iyiliğin, güzelliğin, doğrunun, faydalı olanın reklamını yapmak ve gelecek nesillere örnek olmaktır. Özellikle bu zamanda saygı duymaya ve görmeye, takdir etme ve edilmeye, iletişim kurmaya ve iletişime açık olmaya, anlamaya ve anlatmaya o kadar çok ihtiyacımız var ki.

Bu çerçevede kişisel markasını geliştirmeye çalışan her arkadaşa saygılarımı, sevgilerimi iletiyorum.

« « Hayrettin Karaca, “Olanın olmayana, bilenin bilmeyene borcu var”| Sosyal ağınızın hamallığını yapmayın ! » »

Toplam : 3 Yorum var

    Ahmet Kırtok Ocak 8th, 2009 at 7:54 am

    Murat

    Çok teşekkürler nazik sözlerin için. Ne iyi oldu da tanıştık 2008′de :)

    Sevgiler.

    Yusuf Ozan Taşdemir Ocak 9th, 2009 at 9:35 am

    Hocam; Örnek olarak beyan ettiğiniz kişilerin gerçekten çok yerinde olduğunu dile getirmek istedim. Ahmet Kirtok hariç hepsi ile bir masa etrafında oturup dertleşmek bile yetebiliyor benim gibi birine. O kadar zengin insanlar ki… :) Teşekkürler.

    Uğur Özmen Ocak 24th, 2009 at 10:39 pm

    Sevgiler Murat,

    Güzel sözlerin için teşekkür ederim. Şahsen tanışmamıza vesile olan Ahmet’e de teşekkürler.

Yorumunuz:


Add a comment on FriendFeed