Yıl 2000, İktisat Bankası bilgi işlem departmanında sistem ve iş analistliğine devam ediyorum. Ortam güzel, maaş güzel, proje de internet bankacılığı. Bilgisayarla internet, oyun ve ofis programları kullanmaktan başka bir ilgisi olmayan ben, düşünüyorum kariyerim “bilgi işlemci” olarak mı devam edecek diye. Sözel mezunu, daha çok tarihe, edebiyata, siyasete ilgili olan birinin fonksiyonlarla, triggerlarla, sistem mimarisi v.s. ile ne alakası var diye sorguluyorum kendimi. İşi de baya bi öğrenmişim hani ( kıdemli arkadaşlardan yediğim fırçaları başka bir yazıda anlatırım ). Tam bu günlerde müdürümüz beni çağırdı. “Murat, bir eğitim var ( sanırım Türkiye Bankalar Birliği’nin idi ), sen ve Ayhan arkadaşımızı bu eğitime göndermek istiyoruz” diye nazikçe bir teklifte bulundu. Tabi ki, “konusu ne” diye sordum doğal olarak. Geçmiş gün, tam hatırlayamıyorum ama şöye bir şeydi; “Kişisel kariyer hedefleri ve psikolojik değerlendirme” gibi bir şeydi. Nasıl yani, sanırım yetkililer içimi okuyorlar, bu arkadaşın böyle bir eğitime ihtiyacı var diye mi düşünüyorlar diye bu zamanlamaya şaşırdım kaldım.

Günü geldi, eğitime gittik, 20 kadar katılımcı var ve hepsi de bankacı. Danışman bayan, herkese kısaca yaşam-kariyer hikayesini anlattırıyor. Sıra bana geldi ve anlattım. Uluslararası İlişkiler mezunu olarak kısa sürede, genelde mühendislerin yaptığı bir işi yapıyor olmam herkeste bir özenti uyandırdı ve “ne güzel bir hikayeniz var, hiç sorununuz yoktur her halde” gibi cümleler konuşulmaya başlandı. “Siz öyle diyorsunuz ama benim içim o kadar rahat değil” dedim. Eğitmen arkadaş da, “Muratçım, seni anlıyorum, ben sihirbaz değilim ama bu eğitim sonunda elbet bir çözüm bulacaksın, eminim” dedi ve beni eğitime güçlü bir motivasyonla hazırladı.

Ve eğitimin sonu, o eğitimden hala hatırladığım ve herkese, özellikle kariyer yaşamına yeni başlayanlara tavsiye ettiğim bir cümle; “Kariyer yaşamınızda hangi basamakta olursanız olun, o aşamayı çok iyi değerlendirin, bir sonraki adımınızda, büyük ihtimalle sizi daha iyi bir basamağa çıkaracaktır.” Ve ben o gün bilgi işlemde kalmaya karar verdim, bu karar da beni Turkcell’e taşıdı. Bunları bırakın, hayata bakış açımı değiştirdi. Her şeyi analitik düşünce sistematiği ile değerlendirmemi sağladı.

Kendimce çıkardığım sonuçlar;

- Aslında kader size fırsatlar sunar, önemli olan fark etmek ve değerlendirmek.

- Yaşamınızda, neyin hayırlı olacağını siz bilemzsiniz.

- Her ne iş yaparsanız yapın, aynaya bakarak “bu işi ancak bu kadar güzel yapabilirdim” deyin.

- Sabırlı olun.

- Bir işi yapmak için gereken güç ne ise onu sarfetmeden, o işi hiç kimse tamamlayamaz, başaramaz.

- “Çekim yasası” diye yazılanlar -farklı bakış açıları olsa da- doğrudur, düşüncelerimiz yaşamımıza yön verir.

Saygılarımla.

« « Sosyal ağınızın hamallığını yapmayın !| Bir “tohum” ve “15 fidan” » »

Toplam : 4 Yorum var

    Hakan ÇELEBİ Ocak 12th, 2009 at 4:29 am

    Danışmanlığını yaptığım YK Başkanımız her zaman basın demeçlerinde şunu söylerdi;

    “Biz bulunduğumuz yeri, daha yukarısı için basamak olarak kullanmadık.
    Yapmak için seçimle getirildiğimiz görevi her zaman, nasıl daha iyi yaparız diye düşündük. Bu düşüncede bizi daha yukarılara taşıdı.”

    Ama insanoğlu işte, her zaman üstteki basamağın merakı içindeyiz. En çokta ben, sanırım…

    Her basamakta açıp okunmamız gereken bu yazı için
    Teşekkürler Murat Bey.

    MERYEM ARSLAN Ocak 23rd, 2009 at 3:33 am

    Evet,insan önünde nasıl bir yol olduğunu her zaman göremiyor..Her basamak insana iyi veya kötü mutlaka birşeyler katıyor.Mutlu olabilmek gibi bir hedef edinmemiz gerekiyor sanırım.Başarı her zaman mutlu olmayı getirmiyor.

    Arif Coşkun Mart 16th, 2010 at 6:41 am

    http://arifcoskun.blogcu.com/kariyer/6828526

    Arkadaşlar bu konuyla ilgili bir yazımı sizlerle paylaşmak istedim.Belki yanlış düşünüyorum ama kariyer denen illet hakkında farklı düşünüyorum.

    Murat Esenli Mart 16th, 2010 at 7:39 am

    Arif yanlış düşünmüyorsun. Bu sayfalardaki yazıların içieriği de aslında bir şeylerin esiri olmamakla, kendin olmak ve kıvamında bir hayat sürmekle ilgili. Her ne kadar kariyer için “illet” kelimesi biraz ağır olsa da gerçekten zehirli bir bal gibi olduğu gerçek. Bu bakış açısını bizimle paylaştığın için teşekkür ederim.

Yorumunuz:


Add a comment on FriendFeed