Bilmem ki, bilen varsa öğrenmek isterim. Her site sahibi, siteme hangi anahtar kelime ya da cümlelerle ulaşılmış diye inceliyordur eminim. Ve ona göre ihtiyaçları tesbit ederek yazılarına yön verebilir. Bu tabi ki sadece bir kriter. Pek çok kişi sitenize ulaşmış ama hemen de çıkmış olabilir o ayrı. Önemli olan, online dünayada insanlar hangi bilgiyi arıyor, neye merak ediyor, gündeminde ne var. Siyasi partiler de, iktidarlar ve ilgili bakanlıkları da bunu merak etmesi gerekmez mi! Ve İstatistik Kurumu bu bilgilerden ne kadar faydalanır acaba!

Altı üstü bir weblog diye tabir edilen, henüz çok yeni ve yüksek sayıda ziyaretçisi de olmayan bir site, Marka Sizsiniz, biliyorsunuz. Arama sonuçlarına baktığımda, göz ardı edilemeyecek sonuçlar ortaya çıkıyor aslında. Bunlardan biri, yaşımızla, zamanla, algıyla ilgili. “30’lu yaşlarda üniversite okumak”, “40 yaşından sonra üniversite bitirmek”, “bu yaştan sonra nasıl olacak ki” gibi cümleler. Araştırmak güzel ama bu sorgulamanın altında, toplumumuzun derinlerinde yatan bir soruna ulaşıyoruz sanki. Yanlış zaman algısı, ümitsizlik, “kim ne der” korkusu.

İnsanın belli bir zaman diliminde yaşayacağı bellidir. Ama bunun süresi konusunda hiçbir net bilgisi olamayacağı da kesin. Zaman, yapılan hareketin, düşünülen şeyin, daha öncekilerle kıyaslanabilmesi için oluşturduğumuz bir algıdır. Önemli olan “anı fark etmek” ve bu farkındalıkla yaşamak değil midir? Eğer bir amacınız var ise, faydalı olacağını düşünüyorsanız, her ne kadar şartlar sizi zorlayacak olsa da üniversite okuyabilir, yüksek lisans yapabilir, yurt dışına yabancı dil öğrenmeye gidebilirsiniz.

“Bu yaştan sonra üniversite okunur mu” nun yanında başka ilginç ve sürekli aramalar da var. Örneğin sosyal olma, faydalı olma, iyi insan olma gibi. Bu aramalar Yozgat’tan da geliyor, Erzurum’dan da Denizli’den de. Yani memleketin dört bir yanından. Ekonomi için araştırmalar yapılır, oy kapmak için türlü türlü analizler yaptırılır. Peki bu ülke insanının eğitimi, bireysel gelişimi, toplumsal psikolojisi için online dünyadan ne kadar sonuç çıkarılır ve ona göre ne planlar yapılır acaba merak ediyorum.

Çok zor ve maliyetli olmasa gerek. E-devlet v.s. gibi büyük ve uzun soluklu projeler tabi ki gerekli ama daha hızlı, daha yakın ve sonuçta daha proaktif projeler üretilmeli. İstatistik Kurumu yapamıyorsa dış kaynak kullanılmalı. Bu bilgler saniyesinde takip edilerek gerekli politikalar üretilmeli. Yani “Data Warehouse, Data Mining” gibi kavramlar sadece “hangi insanın cebinden ne kadar daha fazla para çıkarabilirim” için kullanılmamalı. Devletin organları da bu konularda uzmanlaşmış olmalı.

Bu böyle “açık mektup” gibi oldu. Ama gerçekten öyle. Duyan, duyuran olur eminim.

Saygılarımla.

« « Dün ne öğrendim, bugün ve her gün nasıl uygulayabilirim?| Vicdanınız yanınızda mı, iyice kontrol edin, düşürmüş olmayasınız! » »

Toplam : Bir Yorum Var

    “İnsan” diye bir ders olmalı | MarkaSizsiniz Ocak 20th, 2009 at 2:41 am

    [...] yüksek lisans derken bu 20 yıla yakın eğitim serüveninden çıkan sonuçlar nasıl incelenir? “Devlet İstatistik Enstitüsü, Google arama kelimelerine bakar mı” diye bir yazı yazmıştım. Acaba bu konudaki makro anlamda raporları nelerdir bilmek isterim. [...]

Yorumunuz:


  • December 19, 2008 at 2:17 pm Murat Esenli
    Teşekkür ederim arkadaşlar, asıl DİE’nin “like” yapmasını bekliyorum :)

Add a comment on FriendFeed