Aslında 2008’de ya da daha öncesinde bir şeyler yapmadı isek bu biraz hayal gibi. Yine rayiç maaş zamları ya da, girşimci isek aynı satış ciroları ile yerimizde sayabiliriz. Üstelik krizin etkisiyle statükomuzu korumak dahi zorlaşabilir.

Kendimde ve bir çok kişide gördüğüm hatalardan yola çıkarak şöyle bir liste oluşturdum;

- Maliyet oluşturan en küçük birimi dahi gözden kaçırmamak. Ve hepimizin bildiği “attığın taş ürküttüğün kuş” sözünden yola çıkarak maliyet-karlılık hesabını doğru yapmak.

- Olan maliyetlerde nasıl tasarrufa gidilebileceği konusunda kalem, kalem inceleyerek beyin fırtınası yapmak, yaratıcı, hem kısa hem de uzun vadede fayda getirici çözümler üretmek.

- Her süreci, sürekli analiz etmek ve hızlı çözüm aksiyonları alarak hep sonuca odaklanmak. Özel yaşamda da, iş yaşamında da patron gibi düşünerek “sonuç ne” demek.

- Kariyerin rekabetini farketmek ve gerçekten uzun vadeli hedefler koymak. Asla “maçı idare etmek ya da salla başı al maaşı” gibi düşünmemek. Sergilediğimiz duruş ile rekabetin mihenk taşı olmak.

- “Satış” yapmak. Fikir satmak, ürün satmak, hayal-umut satmak, tecrübe satmak v.s. Yani her hareketin satış ve pazarlama açısından değerini ölçmek ve gerekli önlemleri almak.

- Özel yaşam ve iş yaşamındaki global ve lokal trendleri iyi takip etmek. Giyim tarzından, gündemle ilgili sohbet edebilmeye kadar geniş bir alanı kapsar.

- Satın alırken kazanmak. “Pazarlık yapmayı hiç sevmem, yapamam” diyenler dahi denesin lütfen. Pazarlığın gücüne hayran kalacaksınız.

- Teknoloji ya da başka imkanlar kullanarak bir işin en kısa sürede, en doğru şekilde nasıl yapılacağını araştırmak.

- Gerçek anlamda ticaretin ne olduğunu kavramak. Zengin patronun adımlarını ve başarılı şirketin iş modelini sıkıca incelemek, örnek almak.

- Girişken olmak, sahnenin ve iletişimin gücünü hakkını vererek kullanmak.

- Girişimci ruhların hemen finansal getiri planlarına girerek yaratıcı fikirlerini rafa kaldırmalarını hiç istemem ama realiteyi gözönüne alarak altıncı ay için de, altıncı yıl için de sağlam öngörülerde bulunmak.

- Parayı konuşmadan parayı çekebilmek. Yani işe odaklanmak ve sonucu almak. Böyle olunca doğal olarak başkaları paranızı konuşmaya başlayacak ve para parayı çekecektir.

- Zaman, kişi, geçmiş, gelecek gibi kaygıların, finansal planlarımıza hiçbir şekilde darbe vurmamasını sağlamak.

- “Hırs”, parayı kaçırıyor gibi bir tezim var. Sakin ve sessizce ilerlemek gerek. Değil başkalarının, insanın kendi kendine dahi nazarı değermiş.

- Hep büyüklerimiz der ya “paranın kıymetini bil” diye. “Paranın değeri nedir” diye bir iktisat, maliye, ekonometri uzmanına sorun, bakın, neler söyleyecekler neler. Ekonomi döngüsündeki bir kuruşun dahi değerini anlamaya çalışmak gerek.

Son olarak, Dinçer Keskinpala gibi uzman arkadaşların sade, anlaşılır yorumlarına kulak vermek. 

Son 2-3 yıldır bunların bir kısmında kişisel farkındalığımı artırdım. Her ne kadar geç kalmış gibi görünsem de 40 ya da 50 yaşında “tüh” demekten iyidir. Rakamlarla aram pek iyi olmadığı için zihnimde oluşan kavramlarla açıklamaya çalıştım. 2009’da çok net bir şekilde parayı görebilmeniz ve ulaşabilmeniz dileği ile.

Ama yine de, öncelikli dileğimin sağlık ve huzur olduğunu bilmenizi isterim.

Saygılarımla.

« « Marka Sizsiniz 2008, en etkili paylaşımlar| En son ne zaman “takdir ettiniz, edildiniz”, en son ne zaman? » »

Toplam : 2 Yorum var

    Dincer Keskinpala Ocak 1st, 2009 at 12:56 pm

    Yaziyi yeni okuma firsati buldum. Cok klasik bir tabirim vardir; ” Para, birseyi alirken kazanilir.” Kriz donemi insanlara, finansal yonetimin kisisel butceler icin de onemli oldugunu gosterir umarim. Bu arada beni onurlandirip, mutlu ettiginiz paragraf icin cok tesekkur ederim.

    Erkut ERGENÇ Ocak 3rd, 2009 at 2:59 pm

    Mükemmel bir özet.. tam da piyasanın içinden.. Naçizane birşey eklemek isterim; klasik olacak ama klasik anlaşılmasın (nasıl olacaksa:)… Eğitim ve Okumak.. Günde sadece 30 dk. çok değil..
    Merak ettiğim şu; Bu kitabı okumadan 2009 Ocak sonunu göreme emi:) diyebileceğiniz yenilerde* bir kitap var mı?

    * ?? :)

Yorumunuz: