- 10-15 yıllık tecrübenizi konuşturmanın tam zamanı. Hemen her konuda örnek bir hikayeniz vardır. Hava atmadan, dramatize etmeden paylaşın. Özellikle kriz yönetimi ve çözümü imkansız problemler karşısında.

- Unutmayın, siz de bir zamanlar mavi yakalı gibiydiniz (her nekadar bu ayrım bana itici gelse de). Çalışanlarınıza liderlik, koçluk yapın. “Yöneticiyi yönetici yapan çalışanlarıdır” mantığını unutmayın.

- İşinizi sevmeseniz dahi, çok iyi yapmaya gayret edin. “İş hayatında her basamağı iyi değerlendirmek” kuralını unutmayın.

- İşi bilmelisiniz ama içinde kaybolmamalısınız. Sorumluluk verin, delege edin ve takip edin.

- Üst yönetime yakın olun ama yalakalık yapmayın. Öneri getirin, sorun, öğrenin. Ve onların hassasiyetlerine öncelik verin. Yanlış olduğunu düşünyorsanız lobi çalışmalarına başlayın, kamuoyu oluşturun ama sakın çıban başı olmayın.

- Zamanınız daha da azaldı değil mi? En doğru ve özet bilgiye daha hızlı ulaşmanın yollarını arayın. Teknolojiyi kullanın.

- Giyiminize özen gösterin. “Ye kürküm ye olayı” daha önemli olacak.

- Hem aileniz, özel yaşamınız için, hem de işleri yetiştirebilmek için size zaman kaybettiren ne varsa silmeye başlayın. Eski alışkanlıklar değişmeli.

- Hedefinizdeki departman ya da konum için daha özel gayret gösterme zamanı. Bu bir finans departmanı ise bu konuya özel her şey kapsama alanınızda olmalı. Özellikle örnek vakalar ve kişiler rüyalarınıza girmeli.

- Üst yönetim sizden net cevaplar bekleyecektir. Kesin tarihler, planlar, yaptırımlar v.s. Politik konuşmayı, yuvarlak laflar etmeyi bırakın.

- Ölçün, olabildiğince ölçün. Hem çalışanlarınıza, hem ekibinize bunu empoze edin. Raporlama canavarı olun. Emin olun herkes karşınızda ölçerek konuşmak zorunda kalacak. Ve tabiki akla karayı ayırmanın kolay yolu değil mi!

- Hatalarınızı kabul edin ve nasıl düzeltebileceğinizi net olarak üst yönetime iletin. Hata affedilir ama çözüme gayret etmemek affedilmez.

- Kuruma, markaya saygı duyun. Dedikodulara, saygısız tepkilere karışmayın. Objektif olmanın da yeri ve zamanı olduğunu unutmayın ama. En azından nötr kalmayı bilin.

- Hem kendi cebinizden, hem şirket bütçesinden ayırabildiğiniz kadar eğitiminize harcayın. Dil öğrenme, yönetim ve liderlik ya da işinizle iligil profesyonel eğitimler, seminerler, konferanslar.

- Entellektüel bilginizi mütevazi bir şekilde ifade edin. Sadece iş konuşmayın, muhabbetlere katılın. Gereksiz, abartıya kaçmadan.

- İnsiyatif kullanmaktan korkmayın ama “kırmızı çizgi” kurallarına kesinlikle uyun.

- Toplantılara zamanında gidin ve toplantıda sıkılsanız dahi uyumayın.

- Telefon ve mailleri cevapsız bırakmayın. Ama gerekli, gereksiz her mesajın size gelmesini hemen engelleyin, sorumlu adresi iletin, yönlendirin.

- Hep masanızda oturmayın, sadece beyniniz değil vücudunuz da çalışsın. Sahnede olmak önemli.

- O şirkette yükselmek istiyorsanız kişi ve departmanların duruşunu iyi gözlemleyin. Ayak oyunlarına gelmeyin. Herhangi bir kumpas ile karşı karşıya olduğunuzu sezdiğiniz anda yöneticilerinizle paylaşın. Bu kumpası onlar kuruyorsa zaten olay bitmiştir.

- Özgeçmişiniz sürekli hazır olsun. Fırsatları takip edin. Ama o iş senin, bu iş benim gezip durmayın. Piramitteki konumunuzu kaybetmemeye çalışın.

- Internetteki sosyal networklerde kendinizi tanıtın, ilişkiler ağınızı genişletin, faydalı bilgiler sunun. Hem iş dünyasında, hem özel yaşamınızda. Beklentisiz olarak önce faydayı siz sunun. Karşılığı gelirse gelir, gelmezse de tecrübe olur, kişisel markanıza değer katar.

- En aksi, en ters genel müdür ya da yönetim kurulu başkanlarına karşı stratejileriniz olsun, hemen pes etmeyin. Onlar için oyunun kuralları ne ise belli zamanlarda o şekilde oynayın.

- Özel yaşamınızdaki kaliteyi artırın. Ne de olsa maaşınız da iyidir. Burnu yükseklerde olmayın ama belli bir yaşam stiliniz olduğunu ve buna çok önem verdiğinizi iş yerindekilere hissettirin. Yetenekleriniz, hobileriniz, yaşam felsefeniz v.s. Bu konuda açık olun. Size güç katar.

- Uzlaşmacı ve çözümcü olun. Sakinliğinizi koruyun. Ses tonunuzdan, vücut dilinize varana kadar size bakanlar daha da stres olmasın, huzur bulsunlar.

- Korkuyor olsanız dahi belli etmeyin. Duruşunuz, bakışınız hep kendinden emin bir görüntü vermeli. Yoksa böcek gibi ezer geçerler.

- Yaşamınızdaki en önemli proje sizsiniz unutmayın. Aileniz, sağlığınız, yaşamdaki toplam huzurunuz işten daha önemli. Kendinize ve ailenize zaman ayırın. Bahane üretmeyin, daha planlı olun yeter.

- Kahraman olmaya çalışmayın, kahraman diyerek alkışlayan herkese de kanmayın. Unutmayın ki, kimler geldi geçti o süreçlerden.

Bu maddelerin her biri için örnek hikayelerinizi hatırlayarak bir karne çıkarın. Performansı en düşük maddeleri anlık, saatlik, günlük takibe alın. Bunu sizin için için eşiniz bile yapmaz emin olun. Sızlanmayı bırakın ve bu takibi vücudunuzun bir refleksi haline getirin.

Unutmayın, marka sizsiniz, reklamınızı yapın.
Saygılarımla.

« « Ünlü mü olmak istiyorsun yoksa!| Emrah Yücel » »

Toplam : 2 Yorum var

    Serkan Alp Kasım 20th, 2008 at 8:58 am

    Çok faydalı bir makale olmuş, tebrikler…

    Gülden Vardar Ocak 1st, 2009 at 9:34 am

    Yol gösterici bir makale, paylaşımınız için çok teşekkürler

Yorumunuz:


Liked by

Add a comment on FriendFeed